Dergiler / MN Oftalmoloji / 2004 / Cilt: 11 - Sayı: 4
Kanalikül kesisi ile komplike olmuş göz kapağı yaralanmalarında Ritleng yöntemi ile Monoka tüp implantasyonu
- Dergi
- MN Oftalmoloji
- Sayfa
- 324–328
- DOI
- —
Özet
Amaç: Kanalikül kesisinin eşlik ettiği göz kapağı yaralanmalarında göz yaşı yollarının bütünlüğünü sağlamak amacıyla Ritleng yöntemi ile gerçekleştirilen silikon tüp implantasyonunun etkinliğini araştırmak. Gereç ve Yöntem: Aralık 2000-Mart 2003 tarihleri arasında Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği'ne kanalikül kesisinin eşlik ettiği göz kapağı yaralanması ile başvuran 12 hasta çalışma kapsamına alındı. Olguların 10'u erkek, 2'si kadındı ve yaş ortalamaları 26 (6-50) yıl idi. 6 hastada alt, 4 hastada üst, 1 hastada bikanaliküler kesi mevcuttu. Bir olguda ise alt ve ortak kanalikül kesisi yanısıra lakrimal kese gövdesinde düzgün hatlı kesi vardı. Olguların 9'unda eşlik eden tam kat tars kesisi, 1 olguda iç kantal tendon hasarı ve travmatik telekantüs, 1 olguda aponevrotik pitozis, 1 olguda lakrimal kemikte kırık ve 2 olguda yüzeyel cilt kaybı izleniyordu. Oniki hastanın toplam 14 kanalikülüne travmadan ortalama 43 (24-72) saat sonra Ritleng yöntemiyle monoka silikon tüp implantasyonu yapıldı. Tars ve cilt kesileri tamir edildi. Ek olarak travmatik telekantüslü bir olguya transnazal telleme, aponevrotik pitozisli 1 olguya ise levator aponevroz cerrahisi uygulandı. Bulgular: Tüpler ortalama 5.5 (0.5-12) ay sonra alındı. Olguların hepsinde anatomik olarak kanaliküler bütünlük sağlandı ve ortalama 17 (5-31) ay olan takipler sonunda yapılan lakrimal irrigasyonla kanaliküllerin açık olduğu gözlendi. Transnazal telleme yapılan 1 olguda zaman zaman ortaya çıkan epifora yakınması mevcuttu. Bu durum transnazal tellemenin bir komplikasyonu olarak değerlendirildi. Sonuç: Ritleng yöntemi ile monoka tüp implantasyonu uygulaması kolay, travmatik olmayan ve her türlü kanalikül kesisinde uygulanabilirliği olan etkin bir yöntemdir.
Abstract
Purpose: To determine the efficiency of silicon tube implantation by Ritleng technique to preserve the structure of lacrimal tractus in eyelid injury complicated with canaliculus laceration. Material and Methods: Twelve patients applied for eyelid injury with canalicular laceration to Haseki Education and Research Hospital between December 2000-March 2003. The average of 10 male and 2 female was 26 (6-50) years. Six cases had inferior, 4 cases had superior, and one case had both inferior and superior canaliculus laceration. One case presented with inferior and common canaliculus laceration with smooth line lacrimal sac laceration. In addition, tarsus laceration in 9 cases, damage on medial canthus and traumatic telecanthus in one case, aponeurotic ptosis in one case, lacrimal bone fracture in one case and superficial skin loss in two cases were observed in these patients. Monoka tube implantation by Ritleng method was performed on 14 canaliculus of 12 patients approximately 43 (24-72) hours after trauma. Tarsus and skin laceration were treated. Transnasal wire to one case with traumatic telecanthus, aponeurosis surgery in one case with aponeurotic ptosis were also performed. Results: Tubes were removed 5.5 (0.5-12) months later. Canalicular formation were formed in every case. At the end of 17 (5-31) months follow up, patency of canaliculus during irrigation were observed. The case who had undergone transnasal wire had sometimes epiphora complaint and this was considered as a complication of transnasal wire. Conclusion: Monoka tube implantation by Ritleng method can be easily performed in every kind of canalicular lacerations.