Dergiler / MN Oftalmoloji / 2000 / Cilt: 7 - Sayı: 4

Afak gözlerde sekonder katlanabilir intraoküler lens implantasyonu

Secondary foldable intraocular lens implantation in aphakic eyes

Sayfa
333–337
DOI
—

Özet

AMAÇ; Kontakt lens veya afak gözlüğü kullanamayan monoküler afak gözlerde, küçük korneal keşiden katlanabilir arka kamara lenslerinin silier sulkusa sütürasyonunu uygulamak ve sonuçlarını araştırmak GEREÇ VE YÖNTEM: 1998 yılı boyunca sekizi monoküler afak, üçü aynı zamanda vitrektomili olan toplam dokuz gözde 4.1 mm self-sealing korneal kesiden katlanabilir göz içi lensinin 10/0 prolenle silier sulkusa sütürasyonunu denendi. Kullanılan lensler bir gözde silikon ve yedi gözde akrilik lensti. Travmatik kristalin lens dislokasyonuna bağlı olarak vitrektomi geçirmiş bir hastada sekonder implantasyon sırasında intraoperatif siliokoroidal dekolman kuşkusu nedeniyle ön kamara lensi yerleştirildi. BULGULAR: Düzeltilmiş görme keskinliği bir gözde azaldı, dört gözde arttı, gerisinde değişmedi. Görme keskinliğindeki artışlar çoğunlukla rezidü korteks kalıntıları ve vitreal membranların giderilmesine bağlıydı. Ön kamara lensi implante edilen olgu ve son olgu dışında korneal kesi yeri sütürsüz bırakıldı. Minimum 7 aylık izleme süresi sonunda korneal astigmatizma 2.50 dioptri sınırları içinde kaldı. Postoperatif dönemde ön kamara sızıntısı veya daralması, ya da ciddi bir komplikasyon görülmedi. Tüm hastalarda hasta memnuniyeti kabul edilebilir düzeydeydi. SONUÇ: Teknik güçlüklere rağmen afak gözlerde küçük self-sealing korneal kesi ile katlanabilir lensin silier sulkusa sütürasyonu iyi bir alternatif gibi görünmektedir. PMMA lens yerine implante edilen katlanabilir lense direk olarak bağlanabilecek risk görülmemektedir. Lens bu cerrahilere uygun şekilde dizayn edilirse (haptik üzerinde sütürasyon deliği, uygun total çap gibi) işlemin güvenliği daha da artırılabilir.

Abstract

AIM: To investigate the results of transscleral ciliary sulcus suturation of a foldable intraocular lens (IOL) through a small incision in aphakic eyes intolerant to aphakic spectacles and contact lenses. MATERIAL AND METHODS: We attempted transscleral ciliary sulcus fixation of a foldable IOL with 10/0 prolene suture, through a 4.1 mm self-sealing incision, in 9 eyes during 1998. Eight were monocufar aphakic eyes and three were both aphakic and already vitrectomized eyes. Implanted lenses were one Silicon and 7 acrylic lenses. We implanted an anterior chamber IOL in one eye, a vitrectomized eye due to traumatic crystalline lens dislocation, because of a suspicious intraoperative ciliochoroidal detachment. RESULTS: Best corrected visual acuity decreased in one eye, increased in four eyes, and was unchanged in the rest. Visual increase was mostly due to removal of capsular and cortical remnants or vitreal membranes. The insicions were left unsutured excluding the anterior chamber IOL case and the last case. Corneal astigmatism was in 2.50 diopter limits at the end of minimum 7 month follow-up. We did not encounter leaking or shallowing of the anterior chamber, or a serious postoperative complication. Patient satisfaction of the surgery was acceptable in all patients. CONCLUSION: Despite the technical difficulties, transscleral ciliary sulcus fixation of a foldable IOL through a small self-sealing corneal insicion seems to be a good choice in the management of aphakic eyes. There seems to be no risk directly related to the foldable IOL, implanted instead of a PMMA IOL. If the IOL is produced for this purpose (suturation hole on IOL haptic, proper overall diameter of the IOL, etc.) safety of the procedure could be enhanced.

Anahtar kelimeler: Afaki,Lensler, göz içi,Ameliyat sonrası komplikasyonlar,Oftalmolojik cerrahi işlemler,Vitrektomi