Dergiler / MN Oftalmoloji / 2000 / Cilt: 7 - Sayı: 2

Konjenital lakrimal fistüller

Congenital lacrimal fistula

Sayfa
170–172
DOI
—

Özet

AMAÇ: Konjenital lakrimal fîstül ender görülen bir lakrimal sistem anomalisidir. Hastalar asemptomatik olabileceği gibi gözden veya fistülden epifora semptomu ya da dakriosistit gibi komptikasyonlar görülebilir. Semptomatik olguların tedavisi halen tartışmalıdır. YÖNTEM: 1990- 1998 yılları arasında konjenital lakrimal fistül tespit ettiğimiz olguların klinik bulguları, uygulanan cerrahi tedavi yöntemleri ve sonuçları değerlendirildi. Dördü erkek, 3'ü kadın 7 olgumuzun 3'ü asemptomatikti. İki olguda fistül tashihi ile birlikte dakriosistorinostomi, 1 olguda fistül tashihi ile konjonktival dakriosistorinostomi (KDSR) ve bir olguda sadece fistül tashihi (kapalı eksizyon) yapıldı. Dakriosistorinostomi ile birlikte fistül tashihi yapılan olgularımızdan birinde bikanaliküler silikon intübasyon uygulandı. BULGULAR: Cerrahi uygulanan 4 olgunun 3'ünde başarı sağlandı. Fistül tashihi yapılan bir olguda rekürens gelişti. SONUÇ: Lakrimal fistül tedavisinde önerilen yöntemlerden hangisinin üstün olduğunu tespit etmek için kontrollü çalışma yapmak literatürdeki olgu sayısı göz önüne alınırsa pek mümkün görülmemektedir. Bu bakımdan kısıtlı sayıdaki serimizde olduğu gibi her olguyu kendi özelliklerine göre değerlendirerek tedavi yöntemine karar vermeyi öneriyoruz.

Abstract

PURPOSE: Congenital lacrimal fistuta is a rare abnormality of lacrimal system. Patients may be asymptomatic. Treatment of the patients presenting with symptoms such as epiphora from eye or fistula and dacryocystitis are still contraversial. METHODS: Clinical findings, methods of surgical treatment and results were evaluated in the patients with the diagnosis of congenital lacrimal fistula between 1990- 1998. Three of the total 7 cases (4 male, 3 female) were asymptomatic. Fistula excision with dacryocystorhinostomy was performed in 2 cases and fistula excision with conjunctival dacryocystorhinostomy (CDCR) in 1 case. Fistula excision alone (closed excision) was done in 1 case. Bicanalicular silicone intubatton was performed in one of the cases who had undergone fistula excision with dacryocystorninostomy. FINDINGS: Three of the four patients who underwent surgery had relief of symptoms, The fistula recurred in a case who had undergone fistula excision alone. CONCLUSION: It is difficult to have controlled studies to detect which method is superior in treatment of lacrimal fistula, if one considers the number of cases in the literature. We recommend to treat a case according to its own characteristics.

Anahtar kelimeler: Gözyaşı apareyi hastalıkları,Gözyaşı apareyi,Fistül,Dakriyosistorinostomi,Oftalmolojik cerrahi işlemler