Dergiler / MN Oftalmoloji / 2001 / Cilt: 8 - Sayı: 3
İntranazal endoskopik dakriyosistorinostomi' de uzun dönem sonuçları ve başarısızlık nedenleri
- Dergi
- MN Oftalmoloji
- Sayfa
- 287–290
- DOI
- —
Özet
AMAÇ: Lakrimal kese veya nazolakrimal kanal tıkanıklığı olan olgularda intranazal endoskopik dakriyosistorinostomi (DSR) ve silikon tüp entübasyonunda (STE) uzun dönemde elde edilen sonuçları ve bu olgularda ortaya çıkan başarısızlık nedenlerini incelemek. GEREÇ VE YÖNTEM: Lakrimal tıkanıklığı olan 118 olgu iki gruba ayrılarak retrospektif olarak incelendi. Birinci grupta primer olarak intranazal DSR ve STE uygulananlar (108 olgu), ikinci grupta daha önce uygulanmış eksternal DSR ameliyatları intranazal DSR ile revize edilenler (10 olgu) bulunmaktaydı. BULGULAR: Ortalama 49 aylık izlem süresinde primer intranazal DSR uygulanan olgularda %92.17, eksternal DSR revizyonu yapılan olgularda %80 cerrahi başarı sağlandı. Birinci grupta revizyon cerrahisi ihtiyacı doğan 9 olgunun 3'ünde granülasyon dokusunun geliştiği 2'sinde yeterli kemik eksizyonunun yapılamadığı, birinde eksize edilen kemik parçasının burun içerisinde kaldığı endoskopi ile tespit edildi. İki olguda silikon tüpün erken dönemde çıktığı ve bir olguda primer prosedür esnasında kemik yapının çok kalın olduğunun belirlendiği saptandı. İkinci grupta başarı elde edilemeyen 2 olgunun birinde yoğun fibrotik doku, diğerinde intranazal sineşi olduğu gözlendi. SONUÇ: Lakrimal tıkanıklıklarda intranazal endoskopik DSR ve STE hem primer tedavide hem de eksternal DSR revizyonlarında başarılı bir cerrahi yöntem olarak kullanılmaktadır. Başarısızlıkla karşılaşılan olgularda en sık olarak tüp etrafında granülasyon dokusunun geliştiği saptanmaktadır.
Abstract
PURPOSE: To analyse long term results and reasons of failure in endoscopic dacryocystorhinostomy and silicone tube intubation. MATERIAL AND METHODS: 118 cases with lacrimal obstructions are observed retrospectively in two groups.In the first group there were cases that had primary intranasal DSR and silicone tube intubation (108 case ). In the second group there were cases that were applied external DSR and the cases that had revisions by intranasal DSR (10 case) RESULTS: Surgical success rate was 92.17% in primary intranasal DSR cases, 80% in external DSR revision cases after a follow up time of 49 months. In the first group 9 cases required revision surgery, 3 of which had granulation tissue, 2 of which did not have enough bone excision, in one of them bone particle remained in the nose.In 2 of the cases silicone tube removed early and in one of the cases bone tissue was very hard. In the second group one of the failed cases had much fibrotic tissue and the other had intranasal sinechiae. CONCLUSION: Intranasal endoscopic DSR and silicone tube intubation was used as a successful surgical procedure in lacrimal obstructions in both primary treatment and external DSR revisions. In cases with failure, granulation tissue around the tube was most commonly observed.