Dergiler / MN Oftalmoloji / 2007 / Cilt: 14 - Sayı: 3

Yüksek riskli hastalarda limbal allo-greft transplantasyonunda tacrolimusun etkinliği

Effectiveness of tacrolimus in high-risk limbal allo-graft transplantation

Sayfa
188–191
DOI
—

Özet

Amaç: Limbal allo-greft transplantasyonu yapılan yüksek riskli hastalarda, tacrolimusun (FK506) etkinliğinin ve güvenilirliğinin belirlenmesi. Gereç ve Yöntem: Haziran 2002 - Nisan 2005 tarihleri arasında ciddi limbal kök hücre yetmezliği nedeni ile takip edilen 6 hastaya limbal allo-greft transplantasyonu yapıldı. Hastalar prospektif olarak takip edildi. Tüm hastalara operasyondan 3 gün önce 0.1mg/kg/gün dozunda oral tacrolimus tedavisine başlandı. Hastaların primer tanıları 5 hastada alkali yanık ve 1 hastada Stevens-Johnson sendromuna bağlı keratokonjunktivitis siccaydı. Tüm hastalar etkinlik ve ilaç yan etkileri yönünden takip edildi. Bulgular: Hastaların ortalama takip süresi 49.2 aydı (38-65 ay). Ameliyat sonrası birinci haftada limbal greft yapılan bölgeden ilerleyen sağlıklı kornea epiteli izlendi. Ortalama epitelyal iyileşme zamanı 14.2±5.8 (9-22 gün) gündü. Üç olguda kök hücre naklinden ortalama 5 ay sonra (3-10 ay) penetran keratoplasti yapıldı. Keratoplasti sonrası hiçbir olguda greft reddi görülmedi. Takip süresince epitel defekti olan üç olguda amniotik membran transplantasyonu yapıldı. Takip süresi sonunda 5 olguda görme keskinliği artarken, 1 olguda değişmedi. Hastaların hiçbirinde tacrolimusa ait herhangi bir yan etki görülmedi. Tacrolimus ortalama 6.16 ay (3-8 ay) kullanıldı. Sonuç: Ciddi kök hücre yetmezliği olan yüksek riskli hastalarda, limbal allo-greft transplantasyonu sonrasında tacrolimusun etkili bir immünsüpresif ilaç olabileceği düşünülmektedir. Ciddi bilateral limbal kök hücre yetmezliği olan olgular için bu yöntem değerli bir seçenek oluşturur.

Abstract

Aim: To assess the efficacy and safety of tacrolimus in prevention of allograft rejection in high risk limbal grafts. Material and Methods: Six eyes of six patients with severe limbal stem cell deficiency were included in this prospective study. Limbal allograft transplantations were performed between July 2002 and April 2005. All of the patients were given 0.1mg/kg/day tacrolimus orally 3 days before the surgery. Primary diagnosis was alkali burn in five patients and keratoconjunktivitis sicca secondary to Stevens- Johnson syndrome in one patient. All patients were monitored for efficacy and drug side effects postoperatively. Results: The mean follow up was 49.2 months (range, 38 to 65 months). Postoperatively, outgrowths of corneal epithel from limbal grafts started within a week. The mean epithelial healing time was 14.2±5.8 days (range, 9 to 22 days). In three cases, penetrating keratoplasty was performed mean 5 months (range, 3 to 10 months) after limbal transplantation. In three cases, the follow up was complicated with several episodes of epithelial defects. Therefore amniotic membran transplantation was performed in these cases. During the follow up period, 5 eyes showed improvement in vision, and one eye had deterioration in vision. Side effects related to tacrolimus were not observed. Tacrolimus was discontinued at a mean of 6.16 months (range 3 to 8 months). Conclusions: Allo-limbal transplantation for ocular surface reconstruction has a successful outcome with using systemic tacrolimus for immunosupression. It is a valuable option for patients with severe bilateral limbal stem cell deficiency.

Anahtar kelimeler: Takrolimus,Greftin reddedilmesi,Görme keskinliği,Sonuçların tekrarlanabilirliği,Nakil toleransı

Yüksek riskli hastalarda limbal allo-greft transplantasyonunda tacrolimusun etkinliği — AJindex