Dergiler / MN Oftalmoloji / 2012 / Cilt: 19 - Sayı: 4
Konjenital nazolakrimal kanal tıkanıklığında uzun dönem sondalama tedavisi sonuçlarımız
- Dergi
- MN Oftalmoloji
- Sayfa
- 242–246
- DOI
- —
Özet
Amaç: Konjenital nazolakrimal kanal tıkanıklığında (KNKT) uygulanan sondalama tedavisinin kısa ve uzun dönem sonuçlarını incelemek ve sondalama tedavisinin başarısını etkileyen faktörleri araştırmak. Gereç ve Yöntem: Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi 2. Göz Kliniği’nde 2005-2011 yılları arasında KNKT nedeniyle sondalama tedavisi uygulanan ve en az 6 ay takip süresi bulunan hastaların kayıtları geriye dönük olarak incelendi. Sondalama tedavisi öncesi ve sonrası yapılan muayenelerde hastaların göz sulanması şikayeti ve floresein temizlenme zamanı (FTZ) değerlendirildi. Bulgular: Ellibeş hastanın 76 gözü çalışmaya dahil edildi. Altmışyedi (%88,15) gözün sondalamadan ortalama 40±17 (6-72) ay sonra yapılan muayenesinde sulanma şikayetinin olmadığı, ortalama FTZ’nin ise 2,7±1,7 dakika olduğu gözlendi. Kırk dokuz (%64,4) gözde ilk sondalama tedavisi sonrası, 17 (%22,36) gözde ortalama 6±2,2 (2-12) ay sonra yapılan ikinci sondalama tedavisi sonrası, 1 (%1,31) gözde eksternal dakriyosistorinostomi cerrahisi sonrası tam düzelme sağlandı. Sulanma şikayeti takiplerde devam eden 9 (%11,84) gözün sondalama öncesi ortalama yaşı 20±10 (15-60) ay, ortalama FTZ’si 12±4,1 (7-20) dakika idi. Üç hastada KNKT'ye eşlik eden kulak burun boğaz (KBB) problemi olduğu (2 hastada adenoid ve 1 hastada septum deviyasyonu) görüldü. Sondalama tedavisi öncesi ortalama FTZ’nin 10 dakikanın üzerinde olması veya eşlik eden KBB problemi bulunması sondalama tedavisinin başarısını olumsuz etkileyen faktörler olarak bulundu (p<0,005). Sonuç: Konjenital nazolakrimal kanal tıkanıklığında sondalama tedavisi başarıyla uygulanan bir girişimdir. Çalışmamızda KNKT tedavisinde birinci sondalamanın başarısı %64,4, ikinci sondalamanın başarısı %86,8 olarak bulunmuştur. Sondalama tedavisi öncesi FTZ veya eşlik eden KBB probleminin bulunması sondalama tedavisinin başarısını etkileyen faktörlerdendir
Abstract
Aim: To assess the short and long term outcomes of probing performed in congenital nasolacrimal duct obstruction (CNLDO), and to evaluate the factors effecting the success rate of probing. Material and Method: The medical records of patients who underwent nasolacrimal duct probing for CNLDO in Ataturk Education and Research Hospital 2nd Ophthalmology Department between 2005-2011 with at least 6 months follow-up time were reviewed retrospectively. Patient's discharge symptoms and fluorescein dye disappearence test (DDT) were evaluated at the pre-probing and post-probing examinations. Results: Seventy-six eyes of 55 patients were included in this study. At last visit, which was 40±17 (6-72) months after probing, 76 eyes (88.15%) were asymptomatic and the mean DDT was 2.7±1.7 minutes. Complete recovery was provided after first probing in 49 (64.4%) eyes, after second probing that was performed 6±2.2 (2-12) months later in 17 (22.36%) eyes, and after external dacriosistorinostomy in 1 (1.31%) eye. The mean age and DDT in 9 (11.84%) eyes which retained symptomatic in visits were 20±10 (15-60) months and 12±4.1 (7-20) minutes respectively. Ear nose and throat (ENT) problems were accompanied in 3 patients (adenoid in 2 patients, septum deviation in 1 patient). The factors negatively impacting the success rate of probing were found as pre-probing DDT> 10 minutes or an accompanying ENT problem (p<0.005). Conclusion: Nasolacrimal duct probing is a successful treatment in CNLDO. In our study it was found that the success rate was 64.4% after first probing, and 86.8% after second probing. The factors effecting the success rate of probing are pre-probing DDT or an accompanying ENT problem.