Dergiler / MN Oftalmoloji / 2013 / Cilt: 20 - Sayı: 4

İris ve koroid kolobomu bulunan bir hastada katarakt cerrahisi

Case report of the cataract surgery in ıris and choroid coloboma

Sayfa
283–285
DOI
—

Özet

Konjenital kolobomlu gözlerdeki katarakt cerrahisi, sklera, üvea ve zonül yapısındaki ge- lişimsel anomaliler nedeni ile yüksek komplikasyon oranına sahiptir. Fakoemülsifikasyondaki gelişmeler ve kapsüloreksis tekniği sayesinde bu risklerde azalma olduğu saptanmış olsa da iris malformasyonu, zonül defekti ve göz içi lensin santralizasyon sorunu nedeniyle başarılı bir katarakt cerrahisinden sonra görsel sonuçlar iyi olmayabilir. Her iki gözde iris kolobomu, koroid kolobomu ve katarakt bulunan hastaya fakoemülsifi- kasyon cerrahisi uygulandı. Cerrahi sırasında ve göz içi lensin yerleştirilmesinde herhangi bir sorunla karşılaşılmadı. Cerrahi sonrasında görme seviyesi her iki gözde 20/20 olarak saptandı. Oküler kolobomlu hastalara uygulanan fakoemülsifikasyon cerrahisinde artmış kompli- kasyon riski göz önünde bulundurulmalıdır.

Abstract

Cataract surgery in the congenital coloboma of eyes presents a high complication rate due to developmental anomalies in the sclera, uvea and zonular structure. Although decline in these risks has been noted due to the developments in phacoemulsification and capsulorhexis technique, visual results may not be satisfying after a successful cataract surgery because of the problems such as iris malformation, zonular defect and intraocular lens centralization. Phacoemulsification surgery was performed in the patient with bilateral iris coloboma, choroidal coloboma and cataract. During surgery or placement of intraocular lens, no diffi- culty was detected. Bilateral visual acuity after surgery was 20/20. Increased complication risk should be considered in phacoemulsification surgery in the pa- tient with ocular coloboma.