Dergiler / MSGSÜ Sosyal Bilimler Dergisi / 2020 / Cilt: 1 - Sayı: 21

Yaşam Sanatında İyilik ve Kötülük İmgeleri Gönüllü Sadelik ve Tüketim Yaklaşımlarına İyilik ve Kötülük Göstergeleri Bağlamında Bir Bakış

The Images of Good and Evil in the Art of Life. An Overview of Voluntary Simplicity and Consumption Approaches in the Context of Indicators of Goodness and Evil

Sayfa
13–25
DOI
—

Özet

Yaşam tarzları ile referans grup odaklı tüketim ilişkileri, küreselleşme olgusu ve beraberinde süregelen kitle toplumu yapısı, hemen her sosyal bilim disiplini tarafından sorgulanan ve araştırılan konular arasında yerini almaktadır. Tüketim odaklı önemli yaklaşımlardan biri olan ve yaşam tarzları sınıflamasında vücut bulan gönüllü sadelik yaşam olgusunun, tüketim alışkanlıkları ile tüketim amaç ve hedefleri arasındaki yeri günümüzde yeniden sorgulanmaktadır. Yaşam tarzları, tüketici beğenileri, tercihleri ve alışkanlıkları, pazarlama disiplini ve uygulayıcılarının, tüketici sınıflandırması ile pazar bölümlendirme ve politikalarının kurgulanmasında en işlevsel kriterlerden birini oluşturmaktadır. Pazarlama disiplinine yön veren yaşam tarzları olgusu, günümüz tüketim toplumunu biçimlendirme kabiliyetini haizdir. Farklı tanımlamalar ile anlamlandırılan “Gönüllü Sade Yaşam Biçimi” savını, tüketim olgusundan ayrı tutmak mümkün değildir. Tüketici davranışlarının yalınlaştığı, tüketicileri asgari oranlarda tüketime güdüleyen ve “Gönüllü Sadelik” olarak tanımlamanın mümkün olduğu gönüllü sade yaşam biçimi olgusu, geçmişten günümüze pazarlama disiplininin başat unsurunu oluşturmuştur. Maddi varlıklardan mümkün mertebe arınarak, manevi varlıklara yönelme tutumu olarak tanımlamanın mümkün olduğu gönüllü sadelik düşünce ve yaşam biçimi, yaşam tarzlarının sadeleşmesi ve yalınlaşması olarak anlam bulmaktadır. İhtiyaçlar oranında, beklentilerin en alt düzeye indirgendiği, tercihlerin planlandığı, lüks ve hazcı (hedonik) tüketimden ve dahi her çeşit aşırılıktan, gösterişten ve materyalizmden kaçınmanın simgesi olan gönüllü sadelik doktrini, yaşam sürecinin manevi olgular ile zenginleştirilmesi felsefesine dayanmaktadır. İyi yaşam savının göstergesi olarak addedilen gönüllü sadelik ve karşısında yer alan tüketim olgusu, çalışma dahilinde iyilik ve kötülük bağlamında incelenmiştir.

Abstract

The life styles and the reference group-oriented consumption relations, the phenomenon of globalization and the ongoing mass society structure are among the topics that are questioned and investigated by almost every social science discipline. Voluntary simplicity, which is one of the important consumption-oriented approaches and which is embodied in the classification of lifestyles, as well as its place among consumption habits, consumption goals and targets are being re-questioned today. Life style is one of the most functional criteria for consumer tastes, preferences and habits, marketing discipline and consumer classification of its practitioners, market segmentation and policies. The phenomenon of life style that guide marketing discipline has the ability to direct the consumer society today. It is impossible to separate the Voluntary Simplicity Lifestyle argument, which is explained by different definitions, from the phenomenon of consumption. The phenomenon of voluntary simplicity lifestyle, in which consumer behavior is simplified, consumers are motivated to a minimum consumption, and possibly defined as "Voluntary Simplicity", has become the leading element of marketing discipline from past to present. The idea of voluntary simplicity and lifestyle, which can be described as an attitude towards spiritual assets by purifying material assets as much as possible, gains meaning as the simplification and simplification of lifestyles. The voluntary simplicity doctrine, which minimizes expectations, plans the preferences according to the needs, becomes the symbol of avoiding luxury and hedonic consumption and also all kinds of extremism, showing off and materialism, is based on the philosophy of enriching the life process with spiritual facts. Voluntary simplicity, which is considered to be the indicator of the argument of good life, and the phenomenon of consumption on the opposite, was examined in the context of good and evil within this study.