Dergiler / Optimal Tıp Derg. / 2002 / Cilt: 15 - Sayı: 2

Hemodiyaliz hastalarında oksidatif stres göstergesi olarak serum oksidasyon aktivitesi tayini

Determination of serum oxidation activity as a marker of oxidative stress in hemodialysis patients

Sayfa
41–45
DOI
—

Özet

Son 20 yılda oksidatif stresin hemodiyaliz hastalarında en önemli komplikasyonlardan biri olduğu yönünde bilgiler artmaktadır. Hemodiyaliz (HD) ve üremi birlikte amplifiye edilmiş bir inflamatuar cevap oluşturur. Tetikleyici bir başlangıç uyarısı hem inflamatuar sitokinlerin hem de süperoksit, hidrojen peroksit ve okside lipit mediatörlerinin üretimini provoke eder. Oluşan serbest radikaller düşük dansiteli lipoproteinleri (LDL) okside ederler, amiloidozu artırırlar, düzenleyici proteinleri hasara uğratırlar ve eritropoietin gen ekspresyonunu baskılarlar. Bu anormallikler yaşlı ya da diyabetik hastalarda daha da abartılıdır. Hemodiyaliz hastalarındaki stimulus hemodiyaliz prosedürünün kendisidir. Hemodiyaliz işlemi, biyolojik olarak uygunsuz zarlarla, lipopolisakkaritlerle, sitokinlerin indüklediği maddelerle, plastiklerle ve toksik maddelerle aktive edilen inflamatuar hücre aktivasyonuna yol açar, kan pompaları ve stres nedeniyle eritrositleri hasara uğratır. Ayrıca hemodiyaliz seansı sırasında suda çözünen antioksidanlar difüzyon yoluyla kaybedilir. Bu da hastanın *S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Biyokimya ve Klinik Biyokimya Bölümü **S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma .Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesioksidatif strese duyarlılığını artırır. Çalışmamız, S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesi'nde takipte olan ve haftada 2-3 seans hemodiyalize alınan 21 hasta (15 erkek, 6 kadın; yaşları 42.19H3.74) üzerinde yapıldı. S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Poliklinikleri 'ne başvuran ve herhangi bir önemli rahatsızlığı olmayan hastalardan da 21 kontrol (15 erkek, 6 kadın; yaşlan 41.28±18.57) seçildi. Diyaliz hastalarından tek bir seans için diyaliz öncesi ve sonrası ve kontrolden de bir kere kan alındı ve ayrılan serumlarında oksidasyon aktivitesi analiz edildi. Oksidasyon aktivitesini lab or atuv arımızda kendi geliştirdiğimiz bir yöntemle ölçtük. Oksidasyon aktivitesi düzeyleri hemodiyaliz hastalarında HD öncesi 146.97 U±76.91 U, HD sonrası 249.48 U±147.93 U ve kontrol grubunda 179.04 U±39.01 U olarak bulundu. Grupların ortalamaları arasındaki fark Student t testi ile karşılaştırıldığında HD sonrası oksidan aktivite düzeyleri HD öncesinden ve kontrolden anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.05). Sonuç olarak kronik böbrek yetmezliğinin sorunlarıyla uğraşmakta olan hastaları diyalizin indüklediği oksidatif stres artışının ek komplikasy'onlarından korumak önemlidir. Bu nedenle diyaliz membranları ya da hemodiyaliz teknikleri ile ilgili gelişmeler, hemodiyaliz hastalarının yaşam kalitesinin iyileştirme açısından önemli olacaktır.

Abstract

: In the last two decades, a growing evidence has accumulated suggesting that oxidative stress may be one of the important complications occuring in hemodialysis. Hemodialysis (HD) and uremia together constitute an amplified inflammatory response. An initial triggering stimulus can provoke either the production of inflammatory cytokines or reactive oxygen species such as Superoxide, hydrogen peroxide and oxidised lipid mediators. Free radicals formed can oxidise low dansity lipoprotein (LDL), increase amyloidosis, damage regulatory proteins, and suppress erythropoietin gene expression. These abnormalities are often further exacerbated in older or diabetic patients. The stimulus in hemodialysis patients can be the hemodialysis procedure itself. This can occur by inflammatory cell activation caused by lipopolisaccharides or cytokine-inducing substances, leaching of plasticisers or toxic substances and damage erythrocytes by blood pumps or stress. In addition, there is frequently a net loss of water soluble antioxidants during hemodialysis session. This also makes the patient succeptible to oxidative stress. Our study was performed on 21 patients (15 men, 6 women; ages 42.19±13.74) who were in follow up in hemodialysis unit of Ankara Education and Research Hospital and in dialysis programe for 2-3 sessions per week. Twenty one controls (15 men, 6 women; ages 41.28±18.57) were chosen from the patients applied to outpatient clinics of the same hospital and who had no significant disease. Blood samples were obtained from HD patients before and after dialysis and from controls for once and oxidation activity is analyzed in the sera. We measured serum oxidation activity with a method which is originally developed by our laboratory. Oxidation activity levels were 146.97 U±76.91U before HD, 249.48 U±147.93 U after HD in HD patients and 179.04 U±39.01 U in controls. When the means of groups were compared with Student's t test the oxidant activity levels ofpost-HD samples were significantly higher than those ofpre HD and control samples (p<0.05). As a result, it is important to protect patients who suffer from the problems of chronic renal failure from the additional complications of dialysis induced increase in oxidative stress. For this reason new approaches in dialysis membranes and HD tecniques are important in improvement of HD patients' life qualities.

Anahtar kelimeler: Renal diyaliz,Oksidatif stres,Lipid peroksidasyonu,Böbrek yetmezliği, kronik