Dergiler / Osmanlı Araştırmaları / 2016 / Sayı: 48
Balyosunun Kapudanı: İhtida, Çetrefilli Sadakatler ve İstanbul ile Venedik Arasında Uluc Hasan Paşa (1588-1591)
- Sayı
- 2016 · Sayı: 48
- Sayfa
- 277–319
- DOI
- —
Özet
Bu makale İstanbul’daki Venedik balyosu ile Venedikli bir mühtedi olan Kapudan-ı Derya Uluc Hasan Paşa (Hasan Veneziano) arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Bu iki Venedikli arasındaki ortak geçmişin, ikilinin kişisel ilişkilerini ve Osmanlı Venedik arasındaki diplomatik görüşmeleri nasıl etkilediğini Venedik ve İspanyol arşivlerine dayanarak incelemektedir. İlk olarak, karşılıklı fayda üzerine bina edilmiş diplomasinin en üst seviyesindeki bu yardımlaşma çeşitli açılardan ele alınmaktadır. İkinci olarak ise, çalışmamız Uluc Hasan Paşa’nın geçmişi ve geleceği, anavatanı ve yeni yurdu, kısacası Osmanlı İmparatorluğu ile Venedik Cumhuriyeti arasındaki yalpalamasını etüd etmektedir. Bu Osmanlı mühtedisinin iç çatışmalarını nasıl çözdüğü ve çetrefilli sadakatlerin diplomatik görüşmelerde nasıl bir rol oynadığı gibi konular üzerinde durmaktadır. Son olarak, Hıristiyan hükümdarlar ve mühtedi paşalar arasında gerçekleşen benzer dinler-ötesi diplomatik görüşmeleri bir karşılaştırmaya tâbi tutarak, Avrupalı devletlerin mühtedilere karşı değişik tavırlarını incelemeye çalışmaktadır. İmparatorluk projelerindeki ve mühtedilerin sosyal arka planlarındaki farkların eski tebâlarıyla pazarlık ederken Habsburglar ve Venediklileri nasıl değişik argümanlar üretmeye ve farklı kavramlar kullanmaya ittiği gösterilmektedir
Abstract
This article concentrates on the relationship between the Ottoman Grand Admiral Uluc Hasan Pasha (Hasan Veneziano), a Venetian renegade, and the Venetian ambassadors (baili) in Istanbul. Based on documentation from Venetian and Spanish archives, it analyzes how two compatriot’s shared background shaped diplomatic negotiations and their personal relationship. First, it scrutinizes several aspects of this mutually beneficent cooperation in the higher echelons of cross-confessional diplomacy. Secondly, it studies Hasan’s vacillation between the Serenissima and the Ottoman Empire, his past and present, his patria and his new homeland. It examines how this Ottoman convert resolved his inner conflicts and what kind of a role his tangled loyalties played in diplomatic negotiations. Finally, by comparing and contrasting a number of similar cross-confessional diplomatic negotiations between Christian rulers and renegade pashas, it aims to analyze the Europeans’ different attitude towards Ottoman renegades and illustrate how divergences in imperial projects and the renegades’ social background led the Habsburgs and the Venetians employ different arguments and use a different vocabulary while negotiating with their former subjects.