Dergiler / Pediatrik Cerrahi Derg. / 2004 / Cilt: 18 - Sayı: 3
Çocuklarda periapandisit ve klinik önemi
- Sayfa
- 115–117
- DOI
- —
Özet
Amaç: Kliniğimizde akut batın tanısı ile yapılan laparotomi sonrasında çıkarılan apendektomi materyellerinde periapandisit saptanan olguların değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntem: Kliniğimizde Şubat 1998-Mart 2003 tarihleri arasında periapandisit tanısı konulan 13 olgu retrospektif olarak incelendi. Bu olgular; yaş, cinsiyet, ateş varlığı, eşlik eden semptomlar, ağrı yeri ve süresi, batın fizik muayene bulguları, serum lökosit sayımı, ultrasonografi ve direkt grafi bulguları, preop tanısı ve perop gözlemler açısından değerlendirildi. Bulgular: Yaşları 3 ile 12 arasında (8.2±3 yıl) değişen 6 kız, 7 erkek hasta değerlendirmeye alındı. Periapandisit tanısına eşlik eden patolojiler; beş hastada akut apandisit, 2 hastada brid ileus ve birer hastada da primer peritonit, invajinasyon, Salmonelloz, pelvik inflamatuar hastalık, torsiyone over teratomu ve künt karın travması idi. Laparotomide apendikste hiperemi, ödem ve vaskülarite artışı tüm olgularda vardı. Histopatolojik inceleme ile bu olgulara periapandisit tanısı konuldu. Ameliyat edilen tüm hastalarda klinik bulgu olarak peritoneal irritasyon mevcuttu. Lökositoz 10 hastada (% 77) belirlenirken, ateş ancak 5 hastada (% 38) saptandı. Sonuç: Periapandisit çoğunlukla intraabdominal peritoneal irritasyon yapan hastalıkların apendiksi de etkilemesi sonucu oluşur. Sunulan seride de tüm hastalarda preop klinik olarak peritoneal irritasyon saptanmıştı. Akut apandisit dışı nedenlerle ameliyat edilen hastalarda periapandisit saptanması halinde apendektomi gerekliliği tartışmalıdır. Periapandisitin bir klinik hastalık mı yoksa sadece patolojik bir bulgu mu olduğu yanıtlanması gereken sorulardır. Aksi ispat edilene kadar apendektomi periapandisit için en uygun yaklaşım olmaya devam etmektedir.
Abstract
Aim: The aim of this study is to evaluate the appendectomy materials of the children with the diagnosis of periappendicitis who have been operated for acute abdomen. Method: The reports of 13 children treated in our clinics between February 1998 and March 2003 have been reviewed retrospectively. These cases were evaluated according to their age, gender, presence of fever, associated symptoms, pain duration and location, physical examina-tion of the abdomen, serum leucocyte counts, ultrasono-graphy and X-ray findings, preoperative diagnosis and operative findings. Results: A total of 6 girls and 7 boys with ages between 3 and 12 (8.2±3 years) were evaluated. Associated pathologies to periappendicitis were acute appendicitis in 5 patients, adhesive bowel obstruction in two, primary peritonitis, intussusception, Salmonellosis, pelvic inflammatory disease, torsion of ovarian teratoma and blunt abdominal trauma in one patient each. Hyperemia, edema and increase of vascularity were present in the appendix of all patients. They were diagnosed as periappendicitis histopathologically. Peritoneal irritation was present in all cases. Leucocytosis was present in 10 patients (77 %), and fever was present in 5 patients (38 %). Conclusion: Periappendicitis can be seen in cases where appendix is influenced by the pathologies causing peritoneal irritation as well. The need for appendectomy in cases diagnosed as periappendicitis peroperatively is debatable. Whether periappendicitis is a clinical entity or a pathological finding is the question that needs to be answered. Unless the opposite is proven, appendectomy is still the ideal approach for periappendicitis.