Dergiler / Medeniyet Medical Journal / 2018 / Cilt: 33 - Sayı: 1
A comparative study of anxiety levels and its relation with heart rate variability indices in adolescents with type 1 diabetes mellitus
- Sayfa
- 22–27
- DOI
- —
Özet
The aim of this study was to reveal the correlation between anxiety levels and heart rate variability (HRV) indices in adolescents with type1 diabetes mellitus (T1 DM). Sixty-four subjects were recruited for this study which included 33 patients with a diagnosis of T1 DM and 31 controls. Subjects were invited to the autonomic function testing laboratory (AFT lab), in the department of Physiology, for HRV analysis and anxiety level determination using a simple questionnaire called Hamilton’s scale of anxiety. Anxiety levels were negatively correlated with percentage of normal-normal interval pNN 50 (r= -0.380, p<0.05), Standard deviation of normal-normal interval (r= -0.349, p<0.05), square root of the mean squared deviation (r= -0.384, p<0.05), very low frequency (r= -0.586, p< 0.01), low frequency LF (r= -0.048, p<0.01), high frequency HF (r= -0.351, p<0.05), total power (r= -0.468, p<0.01). Anxiety level was positively correlated with LF/ HF ratio (r= 0.349, p<0.05) were found as indicated. There was no correlation between anxiety levels and biochemical parameters such as fasting blood glucose and glycated hemoglobin (HbA1c). Since HRV is a marker of parasympathetic activity, a negative correlation of anxiety levels with HRV parameters indicates reduced parasympathetic activity in patients with T1 DM. A positive correlation between anxiety levels and sympathovagal balance (LF/HF ratio) was observed because of reduced parasympathetic activity which is attributed to reduced HF. The outcomes of this preliminary suggest that anxiety appears to play an important role in reducing HRV in patients with T1 DM.
Abstract
Bu çalışmada, tip 1 diabetes mellituslu (T1 DM) adolesanlarda anksiyete düzeyleri ve kalp tepe atımı değişkenliğinin (KTAD) korelasyonunu ortaya koymak amaçlandı. Çalışmaya 33’ü T1 DM tanılı ve 31’i kontrol grubunda olmak üzere 64 olgu dahil edildi. Tümü Fizyoloji biriminde bulunan Otonom Fonksiyon Testleri Laboratuvarında KTAD’yi saptamak üzere Hamilton anksiyete ölçeği kullanılarak basit bir ankete tabi tutuldu. Anksiyete düzeyleri ile normal-normal aralık yüzdesi pNN (r= -0,380, p<0,05) arasına negatif korelasyon bulundu. Normal-normal aralığın standart sapması (r= -0,349, p<0,05), kare sapmanın karekök ortalaması (r= -0,384, p<0,05), çok düşük frekans (r= -0,586, p<0,01), düşük frekans LF (r= -0,048, p<0,01), yüksek frekans ( r= -0,351, p<0,05), toplam güç (r= -0,468, p<0,01) olarak bulundu. Anksiyete düzeyi ile LF/HF oranı arasında pozitif korelasyon bulundu (r= 0,349, p<0,05). Anksiyete düzeyleri ile açlık kan şekeri, glikozile hemoglobin (HbA1C) gibi biyokimyasal parametreler arasında korelasyon bulunmadı. KTAD parasempatik aktivitenin bir göstergesi olduğu için anksiyete düzeyleri ile KTAD parametreleri arasındaki negatif korelasyon T1 DM’li hastalardaki azalmış parasempatik aktiviteyi göstermektedir. HF azalması ile gözlenen parasempatik aktivite azalması nedeni ile anksiyete düzeyleri ile sempatovagal denge (LF/HF oranı) arasında pozitif bir korelasyon gözlenmiştir. Bu ön çalışmanın sonuçları, anksiyetenin T1 DM’li hastalarda KTAD’yi azaltmada önemli bir rol oynadığını düşündürmektedir