Dergiler / Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi / 2014 / Cilt: 20 - Sayı: 3

TÜRK CEZA YARGILAMASI HUKUKUNDA KORUMA TEDBİRLERİ BAKIMINDAN ESAS ALINAN ŞÜPHE KAVRAMININ İNCELENMESİ

Sayfa
97–144
DOI
—

Özet

Ceza yargılamasında “şüphe”, soruşturma başlatmada, koruma tedbirlerine başvurmada ve kamu davası açıp açmamaya karar vermede kriter olarak kullanılan çok önemli bir unsurdur. Suç soruşturmasında şüphe kavramı özellikle temel hak ve hürriyetleri çok yakından ilgilendiren koruma tedbirlerine başvurmada en çok kullanılan ama aynı zamanda muğlak ve subjektif bir kavram olması sebebiyle takdir ve değerlendirmede genellikle farklı uygulama ve önemli hataların yapıldığı bu nedenle içtihatlarla tanımlanarak açıklığa kavuşturulması gereken ortak bir ölçüye ihtihaç duyduğu kuşkusuzdur. Ceza yargılaması aşamalarında her durumda ayrı bir şüphe derecesi gerekli olduğu için şüphe kriterinin anlamları ve dereceleri üzerinde durmak gerekmektedir. Basit şüphe, makul şüphe, yeterli şüphe ve kuvvetli şüphe bu bağlamda ifade edilmesi ve açıklığa kavuşturulması gereken önemli kavramlardır. Bunlardan makul şüphe, hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphe olup bunun belirlenmesinde zaman, yer ve ilgili kişinin veya onunla birlikte olanların davranış tutum ve biçimleri göz önünde tutulur. Makul şüphede, şüphenin somut olgulara dayanması da şarttır. Konu arama ise, arama sonunda bir delilin bulunacağı veya belirli bir kişinin yakalanacağı konusu somut olgulara dayanarak öngörülebilir olmalıdır. Yaklaşık bir yıl önce yapılan yasal değişiklikler ile bazı koruma tedbirleri bakımından bir güvence olarak “somut delillere dayalı kuvvetli şüphe” terimi getirilmiştir. Ancak hemen ardından, yapılan değişikliğin üzerinden daha bir yıl geçmeden bu kavramdan vazgeçilip, CMK 116. maddesinde değişiklik yapılarak “somut delillere dayalı kuvvetli şüphe” ibaresi “makul şüpheye” dönüşmüştür.

Abstract

“Doubt” is one of the criteria to initiate criminal prosecution, to use the measures of protection of evidence, and it is a key factor to determine whether a criminal inquire result with a criminal charge or not. Therefore, It is a main component in the criminal system. Because of its ambiguous and subjective structure, it can not be clearly defined without examining judicial interpretetion. There is different level of doubt in any phase of criminal prosecution. Therefore we need to focus on different kind of doubts, which can be classified as initial or basic doubt, reasonable doubt, enough doubt and strong doubt. Reasonable doubt, one of them, can be defined as a kind of emotional feeling that leads an ordinary person to suspect in an ordinary situation based on some tangible facts. Suspect, time and place play important role to emerge suspicion. Reasonable doubt must be based on a tangible fact. For example, if a doubt related to search warrant, finding fugitive end of the search should be foreseen based on some specific facts. The term of “strong doubt based on tangible facts” was enacted by a legislative amendment in around one year ago. This amendment was a groundbreaking chance in the criminal prosecution in terms of creating a more protective judicial mechanism to protect individual rights. However no more than within one year, the system comes back the same direction by bringing the term of “reasonable doubt” instead of the term of “strong doubt based on tangible fact” by a legislative enactment to Article 116(TCC).