Dergiler / Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi / 2013 / Cilt: 19 - Sayı: 2
Doğru terim MUHAKEME değil, YARGILAMA dır
- Sayfa
- 295–317
- DOI
- —
Özet
Türk öğretisi ve yasa koyucusu, hukuk terminolojisi açısından Merhum Kunterin etkisiyle yargılama terimini dışlamış, muhakeme terimini benimsemiştir. Ancak bu seçim yerinde değildir. Kunterin yargı erki yerine yargılama erki denmesi önerisi, yargılamanın yap ıbilimsel (morf oloj ik) açıdan bir canlı gibi doğan, yaşayan ve tükenen maddi içerikli bir olgu, çok basamaklı bir etkinlik olduğunu vurgulaması yerinde ise de, yargılamayı süreç (p rocessus) yerine oluş (devenir) olarak görmesi ve terimlere yüklediği anlamlar hukukun iç ve kavramlar dili açısından tutarlı değildir. Özellikle muhakeme ile yargılama kavramlarının eşanlamlı olduğunu gözetmemesi, mantık ile düşünme kurallarına uymayarak, çağın gerisine, yanıltmacalara (sophism, fallacy), yanıltılara (fallacy, paralogysm), çelişkiy e, tarihsel evrime ters düşme pahasına bunlar arasında kap sam (extension)- içlem (compehension) ilişkisi kurması yerinde olmamıştır. Türkçede yargılama hukuku ya da muhakeme hukuku yerine süreç hukuku (Strafprozessrecht, diritto processuale) denmesi artık çok zor olduğu için anlambilim, etimoloji, yargılama sözcüğünün tarihsel gelişimi, muhakeme ve yargılama sözcüklerinin eşanlamlı olduğunu ortaya koyduğundan ve bilim ezbere dayanan yabancı dilde değil, düşündüren anadilde yapılabileceğinden muhakeme yerine Türkçe yargılama terimi y eğlenmelidir. Sonuç olarak bir süreç bulunan ceza yargılaması, Foscihininin vurguladığı üzere, çözümlemeci (analitik) yaklaşıldığında hukuki yapı açısından duruk (statik); hukuk düzeni açısından devinimli (hareketli, dinamik), hukuki akış açısından kinematik bir nitelik sergilemekte; birleşimci (sentetik) yaklaşıldığında ise yapıbilimsel açıdan üç evre karşımıza çıkmaktadır: 1-Soruşturma, 2-bilişme (cognition), 3-y erine getirme (inf az). Ceza Yargılama Yasası (CYY), ikinci evreye kovuşturma, yani geniş anlamda duruşma demiştir. Bu evre, aslında terimin geniş anlamında duruşmadır (débat) ve üç aşamayı içine almaktadır: 1-Önduruşma (duruşma hazırlığı), 2-duruşma (dar anlamda duruşma), 3-sonuç çıkarım (istidlal, duruşma sonrası görüşme ve yargı oluşturma). Tam bu noktada Batı dillerinde kavga, dövüşme gibi anlamlara da gelen ve tartışma (débat) denilen kovuşturmanın bu aşamasının duruşma terimi yerine yargılamanın temel ilkelerinden olan sözlülük, yüz yüzelik ve ortaklaşalık ilkelerini çok daha iyi yansıttığından, tartışma olarak adlandırılması yerinde olurdu. Ancak Ceza Yargılama Yasası ile uyum sağlamak için bu evrenin adı artık kovuşturmadır. Bütün bunların bileşkesini aldığımız zaman sonuç olarak ceza yargılaması kanımızca soruşturma, kovuşturma ve y erine getirme (infaz) olarak üç evreden; kovuşturma evresi de hazırlık, duruşma ve yargı ya da sonuç çıkarım olmak üzere üç aşamadan oluşmaktadır.