Dergiler / Medenî Usûl ve İcra - İflâs Hukuku Dergisi / 2019 / Cilt: 15 - Sayı: 44

ALMAN VE TÜRK HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUĞUN TANIMI, TÜRLERİ VE ZORUNLU ARABULUCULUK

DEFINITION, TYPES OF MEDIATION AND MANDATORY MEDIATION IN TURKISH AND GERMAN CIVIL DISPUTES

Sayfa
885–959
DOI
—

Özet

Arabuluculuk, toplumsal barışı sağlamaya yönelik olarak uyuşmazlıkların daha basit ve kolay bir şekilde çözülmesini amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık yöntemidir. Türk Hukukunda belirli iş ve ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Alman Hukukunda ise eyaletlere dava açılmadan önce belirli hukuk uyuşmazlıklarının alternatif çözüm yöntemleri ile çözülmesinin denenmesini zorunlu olarak öngören yasal düzenleme yapma yetkisi verilmiştir. Zorunlu arabuluculuk ile ilgili düzenlemelerin Anayasaya ve bu yöntemlerinin ihtiyarilik özelliğine aykırı olup olmaması ile belirlenen uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişliliği en tartışmalı hususlardır. Usul Hukuku açısından değerlendirildiğinde dava açma yasağının niteliği, anlaşma tutanaklarının bağlayıcılığı ve bu konularda Alman ve Türk Hukukundaki farklı yaklaşımlar dikkat çekicidir. Özellikle Alman Hukukunda zorunlu uzlaşmanın taraflar için yargılama süresini uzatmak amacıyla resmi bir mekanizma olarak kullanılabileceği endişesi hakimdir. Arabuculuk süreçlerinde gizlilik ilkesinin korunması, arabulucuların nitelikleri ve zamanaşımı gibi hususlar ise sadece zorunlu değil, ihtiyari arabuluculuk için de önem arz eden noktalardır.

Abstract

Mediation is an alternative dispute resolution mechanism, which aims to ensure the social peace and settle the disputes in a faster and simpler way. In Turkish Law, for specific labor and commercial disputes, the application to the mediation is regulated as a prerequirement for filing a lawsuit. In German Law, the states are entitled to enact legislations which prerequire the attempt to settle the disputes by an alternative dispute resolution mechanism. The most controversial issues are whether the regulations regarding the mandatory mediations are against the Constitution and valuntary nature of mediation. In consideration of the civil procedural law, the legal status of the prohibition of litigation, the binding force of the agreement document and different approaches to this issues in Turkish and German Law are noteworthy. Especially in German Law, it is doubtful that the mandatory conciliaton would be missused as an official instrument for process delay. The issues such as confidentiality principle in the mediation process, the qualifications of the mediators and limitation periods have not only for mandatory, but also for voluntary mediation significant importance.