Dergiler / Medical Network Klinik Bilimler ve Doktor / 1999 / Cilt: 5 - Sayı: 6
Mide kanserlerinde evreleme ve operabilite kriterleri açısından diagnostik laparoskopi ile bilgisayarlı tomografi ve ultrasonografinin karşılaştırılması
- Sayfa
- 734–739
- DOI
- —
Özet
AMAÇ: Mide kanserli hastalarda preoperatif evrelemede konvansiyonel tanı yöntemlerine diagnostik laparoskopinin bir üstünlüğü olup olmadığını araştırmak ve bu hastalarda diagnostik laparoskopinin gereksiz laparotomileri önlemedeki başarı oranını saplamak amacıyla bu çalışma planlanmıştır. YÖNTEM: Ocak 1996 ile Ekim 1998 tarihleri arasında S.B. Ankara Hastanesi 1. Genel Cerrahi Kliniği'ne yatırılan mide kanserli 30 hastaya preoperatif olarak özofagogastroduodenoskopi ve biyopsi ile histopatolojik tanı konulmasını takiben, uzak metastaz taraması için abdominal bilgisayarlı tomografi (BT) ve ultrasonografi (USG) yaptırılmış ve hastaların tümüne ameliyattan önce diagnostik laparoskopi (DL) uygulanarak, tümörün evrelemesi yapılmıştır. Tümörün operabl olduğuna karar verilen hastalar seçilerek laparotomi yapılmıştır. BULGULAR: Otuz hastanın % 26.6'sında diagnostik laparoskopi ile Evre IV intraabdominal yaydım gösteren mide kanseri teşhis edilerek bu hastalar gereksiz laparotominin ve genel anestezinin komplikasyonlarından korunmuşlardır. İnoperabl olduğu saptanan 14 hastanın % 57.1 'inde tanı diagnostik laparoskopi ile konulmuştur. Diagnostik laparoskopi yapılan hasta grubu laparotomi yapılan gruba göre daha kısa hastanede kalış süresi ile taburcu edilmiş, daha kısa zamanda mobilize olmuş ve ameliyata ait mortalite ve morbidite kaydedilmemiştir. SONUÇ: Diagnostik laparoskopi mide kanserli hastalarda konvansiyonel görüntüleme yöntemleri ile birlikte hastalığın lokal ve uzak yayılanının değerlendirilmesinde etkilidir. Ayrıca inoperabl hastalarda gereksiz laparotomileri ve buna bağlı çıkabilecek komplikasyonları önler.
Abstract
PURPOSE: A study was planned to evaluate the value of diagnostic laparoscopy in staging and preventing unnecessary laparotomies in gastric cancers. METHODS: Thirty histopathogically confirmed gastric cancer patients diagnosed by esophagoduodenoscopy, hospitalized between January 1996 and October 1998 were undergone preoperative abdominal computerized tomographic scans (CT) and ultrasonography (US) for the detection of possible distant metastasis. Prior to operation all of the patient were undergone diagnostic laparoscopy (DL). Celiotomy was performed when DL confirmed that the patients were suitable for surgical treatment. RESULTS: As a result 26.6 percent of the patients diagnosed as Stage IV gastric cancers with DL. were prevented from unnecessary celiotomies and the complications of general anaesthesia. On 57.1 percent of the 14 patients decided to be inoperable the diagnosis was established with DL. In DL group hospitalisation times were shorter, first mobilisation of the patients were earlier and there was no mortality and morbidity due to the procedure. CONCLUSION: Diagnostic laparoscopy combined with conventional imaging techniques is effective in evaluating the local and distant spread of the disease. Also it is effective in preventing unnecessary laparotomies and complications in inoperable patients.