Dergiler / Legal Hukuk Dergisi / 2021 / Cilt: 19 - Sayı: 218
GIDA HAKKININ EKONOMİ-POLİTİĞİ: PANDEMİ DÖNEMİNDE GIDA HAKKI
- Dergi
- Legal Hukuk Dergisi
- Sayfa
- 559–608
- DOI
- —
Özet
Gündelik yaşamsal gereksinimlere ve asgari yaşamsal beklentilere ilişkin globalleşen kaygı bozukluğunun köklendiği belirsizlik çağının en kritik insan hakları sorunlarından birisi gıda hakkı olarak karşımıza çıkmaktadır. Temel olarak gıda sorunu, gıda ürünlerinin yeterince üretilmemesinden değil, daha çok gıda satın almak için yeterli ekonomik imkana sahip olunmamasından kaynaklanmaktadır. Nitekim neoliberal gıda sistemi, yüz milyonlarca insanın yetersiz beslenmesine veya aç kalma riskine mahkûm olmasına yol açmaktadır. Neoliberal politikaların gıdayı, parasal bir değişim değeri ve özel mülkiyet temelinde korunacak kâr marjları olarak değerlendirmesi, insanların gıda güvensizliğine karşı savunmasız olmalarına neden olmaktadır. Covid-19 pandemisi mevcut gıda krizini derinleştirme riskini beraberinde getirmektedir. Nitekim pandemik tehdit, tüm gıda sektörünü olumsuz biçimde etkileyerek gıda sisteminin kırılganlığını ortaya çıkarmış bulunmaktadır. Covid-19 salgını, tüm dünyada insan yaşamını, halk sağlığı sistemlerini, geçim kaynaklarını ve ekonomileri tahrip etmiştir. Ancak özellikle gıda krizine maruz kalan kırılgan gruplar üzerinde daha yoğun bir olumsuz etki yaratmıştır. Bu çalışmaya konu edindiğimiz sosyal haklar kapsamında tasnif edilen gıda hakkı; tüm yönleriyle güvenli, huzurlu ve onurlu biçimde yaşam sürmenin merkezî unsurunu teşkil etmektedir. Bundan ötürü bu çalışmada küresel neoliberal ekonomi politiğin dinamikleri de dikkate alınarak insan hakları doktrini doğrultusunda gıda hakkının kavramsal ve sözleşmesel çerçevesi sunulmuştur. Ayrıca bir insan hakkı olarak gıda hakkının küresel ölçekte güvence altına alınabilmesini olanaklı kılacak olan gıda politikaların dikkat çekilmiştir.
Abstract
Right to food emerges as the one of the most critical human rights problems of the age of uncertainty which is rooted in the globalized anxiety about daily life needs and minimum life expectations. Basically, the food problem is not caused by the insufficient production of food products, but by the lack of sufficient economic opportunity to buy more food. Indeed, the neoliberal food system causes hundreds of millions of people to be malnourished or risk of starvation. The evaluation of food as a monetary exchange value and profit margins to be protected on the basis of private property by neoliberal policies makes people vulnerable to food insecurity. The Covid-19 pandemic brings the risk of deepening the current food crisis. As a matter of fact, the pandemic threat has negatively affected the entire food sector and revealed the fragility of the food system. The Covid-19 outbreak has devastated human life, public health systems, livelihoods and economies around the world. However, it had a more intense negative impact especially on vulnerable groups exposed to the food crisis. The right to food which is classified within the scope of the social rights we have acquired in this study; it constitutes the central element of living in a safe, peaceful and dignified way in all its aspects. Therefore, this study presents the conceptual and contractual framework of the right to food in line with the human rights doctrine, taking into account the dynamics of the global neoliberal political economy. In addition, attention has been drawn to food policies that will enable the guarantee of the right to food as a human right on a global scale.