Dergiler / Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi / 2018 / Cilt: 24 - Sayı: 5
Prevalence and Antimicrobial Resistance of Thermophilic Campylobacter Isolates from Raw Chicken Meats
- Sayfa
- 701–707
- DOI
- —
Özet
Globally, the spread of antibiotic resistance via chicken meat consumption cause serious public health concerns. With this respect, the current study aimed to investigate the prevalence of thermophilic Campylobacter species isolated from raw meat chicken samples and their genetic determinants of resistance to various classes of antibiotics. A total of 540 chicken raw meat samples collected from various supermarkets and slaughterhouses in Istanbul, Turkey were analyzed according to EN ISO 10272-1:2006 standard procedure. For identification of the genus and species of the isolates, multiplex PCR assay was held. Minimum inhibitory concentrations of the antimicrobial agents (nalidixic acid, ciprofloxacin, tetracycline, gentamicin, kanamycin, and erythromycin) were initially determined using the broth microdilution method. In addition, the genetic determinants of antimicrobial resistance were investigated by PCR assays. In total, 357 (66.1%) Campylobacter isolates were obtained including 268 Campylobacter jejuni and 89 Campylobacter coli. Resistance to quinolones (nalidixic acid and ciprofloxacin) was the most common in all strains (80.1%), followed by resistance to tetracycline’s (70.3%). The lowest resistance was determined as resistance to kanamycin (4.2%). Gentamicin and erythromycin resistance was not observed in this study. Only five C. coli isolate (1.4%) was classified as multidrug resistant. On the basis of these data, execute widely presence of antimicrobial resistance to quinolones and tetracycline’s in C. jejuni and C. coli isolates from chicken raw meat samples and emphasizes that further multidisciplinary studies and novel strategies in the concept of ‘One Health’ are needed.
Abstract
Dünyada, tavuk eti tüketimi yoluyla antibiyotik direncinin yayılması ciddi halk sağlığı sorunlarına neden olmaktadır. Bu bağlamda, bu çalışmada, çiğ tavuk eti örneklerinden izole edilen termofilik Campylobacter türlerinin prevalansını ve çeşitli antibiyotik sınıflarına direnci gösteren genetik belirleyicileri araştırmayı amaçlandı. İstanbul’daki çeşitli süpermarketlerden ve kesimhanelerden toplanan toplam 540 çiğ tavuk eti numunesi, EN ISO 10272-1:2006 standart prosedürüne göre analiz edildi. İzolatların cins ve türlerinin belirlenmesi için multipleks PCR testi yapıldı. Antimikrobiyal ajanların (nalidiksik asit, siprofloksasin, tetrasiklin, gentamisin, kanamisin ve eritromisin) minimum inhibisyon konsantrasyonları sıvı mikrodilüsyon yöntemi kullanılarak tespit edildi. Bununla beraber, antimikrobiyal direncin genetik belirleyicileri de PCR ile araştırıldı. Toplamda 357 (%66.1) Campylobacter izolatı, 268 Campylobacter jejuni ve 89 Campylobacter coli saptandı. Kinolonlara (nalidiksik asit ve siprofloksasin) karşı direnç, tüm suşlarda en sık görülen direnç (%80.1) olarak saptandı, bunu tetrasiklinlere (%70.3) direnç izledi. En düşük direnç, kanamisin direnci (%4.2) olarak belirlendi. Bu çalışmada gentamisin ve eritromisin direnci gözlenmedi. Sadece beş C. coli izolatı (%1.4) çok ilaca dirençli olarak sınıflandırıldı. Bu verilere dayanarak, çiğ tavuk eti örneklerinden elde edilen C. jejuni ve C. coli izolatlarında kinolonlara ve tetrasiklinlere karşı yaygın antimikrobiyal direnç varlığı saptandı ve “Tek Sağlık” konsepti içinde daha fazla disiplinler arası çalışmalara ve yeni stratejilere ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.