Dergiler / KBB-Forum / 2020 / Cilt: 19 - Sayı: 4
BAŞ-BOYUNUN AYIRICI TANIDA ZORLUK OLUŞTURAN KEMİK-YUMUŞAK DOKU TÜMÖRLERİ: 190 OLGUNUN LİTERATÜR EŞLİĞİNDE DEĞERLENDİRMESİ
- Dergi
- KBB-Forum
- Sayfa
- 354–362
- DOI
- —
Özet
Giriş: Baş-boyun bölgesi primer kemik ve yumuşak doku tümörleri açısından çok nadir bir yerleşim yeridir. Erişkin yaş grubunda sarkomların ancak % 5-15'i baş-boyun lokalizasyonludur. Bunların % 20'si kemik, % 80'i ise yumuşak doku kaynaklıdır. Bu retrospektif çalışmanın amacı baş-boyun lokalizasyonlu kemik-yumuşak doku tümörlerinin demografik özelliklerini ve tanı dağılımlarını literatür ile karşılaştırmalı olarak irdelemektir. Materyal-Metod: Üniversitemiz tıp fakültesi patoloji biriminde, 2015-2020 yılları arasında tanı almış, baş-boyun lokalizasyonlu ve kemik-yumuşak doku kaynaklı tümör olguları retrospektif olarak, hastane bilgi sisteminden taranmış, demografik özellikleri, lokalizasyonlarıve tanılarına göre sınıflandırılmış, yüzde ve sayısal verileri, literatür ile karşılaştırılmıştır. Bulgular: Tüm olgular için ortalama yaş 40.8 olup, yaş aralığı 2-85 arasında değişmekte idi. Yumuşak doku kaynaklı olgularda ortalama yaş 42.2 (2-85) iken, kemik tümörlerinde ortalama yaş 34.4(8-70) idi. Tüm olguların %56'sı(n:107) erkek, %44'ü(n:83) kadındı. Baş-boyun bölgesindeki spesifik lokalizasyonlarına bakıldığında, 190 olgunun %28'i (n:53) en yüksek oranla boyun bölgesinde yer almaktaydı. Olguların %81'ini (n:154) yumuşak doku kaynaklı, %19'unu (n:36) kemik kaynaklı neoplazmlar oluşturmakta idi. Yumuşak doku tümörlerinin %93'ü (n:144) benign, %7'si (n:10) ise maligndi. Kemik tümörlerinin %88'i (n:32) benign, %6'sı (n:2) malign olup, %6'sı (n:2) kemiğin hematopoetik neoplazmları içinde yer alan Langerhans hücreli histiositozdu. Sonuç: Baş-boyun bölgesinin kompleks yapısı ile kemik-yumuşak doku tümörlerinin çeşitlilik gösteren histolojik özellikleri biraraya geldiğinde tanıda ve klinik yönetimde zorluklar kaçınılmaz olmaktadır. Bu çalışmada, bölümümüzde tanı almış baş-boyun yerleşimli mezenkimal tümörlerin demografik ve tanısal dağılımlarına, literatürle karşılaştırmalı olarak, ayna tutmaya çalıştık. Sonuç olarak, verilerin büyük ölçüde literatürle uyumlu olduğunu gözlemlemekle birlikte, çok merkezli geniş serilerle yapılacak çalışmaların, olguların bu çalışmada da irdelenen özelliklerini daha sağlıklı bir şekilde yansıtacağını düşünmekteyiz.
Abstract
Introduction: Primary bone and soft tissue tumors of head and neck region are very rare. Only 5-15% of all sarcomas seen in adulthood are located in the head and neck region. The rates of bone and soft tissuetumors are 20% and 80%, respectively. The aim of this retrospective study is to evaluate the demographic features and diagnostic distributions of bone and soft tissue tumors located in the head and neck region in comparison with the literature. Material-Method: All cases diagnosed with head and neck mesenchymal tumors at the pathology department of the medical faculty hospital since 2015 were retrospectively reviewed from the hospital's information system. They were classified according to the demographic characteristics, localization and diagnosis, compared with the literature. Results: Mean age for all cases was 40.8, age range was 2-85. While the mean age of soft tissue cases was 42.2(2-85), it was 34.4(8-70) for bone tumors. 56%(n: 107) of all cases were male, 44%(n: 83) of them were female. Considering the specific localizations in the head and neck region, 28%(n: 53) of 190 cases were in the neck region with the highest rate. 81%(n: 154) of them were soft tissue-derived, 19%(n: 36) were bone-derived. 93%(n: 144) of soft tissue tumors were benign, 7%(n: 10) of them were malignant. 88%(n: 32) of bone tumors were benign, 6%(n: 2) of them were malignant, and 6%(n: 2) of them were Langerhans cell histiocytosis included in hematopoietic neoplasms of the bone. Conclusion: When the complex structure of the head and neck region and the varying histological features of bone and soft tissue tumors come together, difficulties in diagnosis and clinical management are inevitable. In our study, we tried to reflect the demographic and diagnostic distribution of head and neck mesenchymal tumors in comparison with the literature. As a result, it was observed that the data obtained were mostly compatible with the literature.