Dergiler / Haseki Tıp Bülteni / 2011 / Cilt: 49 - Sayı: 2

Üriner sistem taşlarının cerrahi çıkarımı sonrası kalan tafllara yaklaşım

Treatment modalities for residual postoperative urinary tract stones

Sayfa
52–55
DOI
—

Özet

Üriner sistem taş hastalığı üroloji pratiğinde en sık görülen patolojilerin başında yer alır. Cerrahi operasyonlar bu hastalığın tedavisinde önemli yer tutar. Teknoloji alanındaki gelişmeler ve artan tecrübe sayesinde günümüzde taş cerrahisi yaygın olarak endoskopik yollarla yapılmaktadır. Bu avantajlı yaklaşımlara rağmen cerrahi girişimlerden sonra üriner sistemde taş kalabilir. Operasyon ardından üriner sistemin herhangi bir bölgesinde kalan taş hem üriner sistemin normal fizyolojisini etkileyecek hem de hastada semptomlara yol açarak hastanın hayat kalitesini bozacaktır. Bu nedenle operasyondan sonra rezidüel taşı olan hastalar bilgilendirilmeli ve konservatif tedavi yöntemleri hastaya anlatılmalıdır. Tüm taş hastalarında olduğu gibi metabolik değerlendirmenin ardından önlenebilir sebep tespit edilirse medikal tedaviye başvurulmalıdır. Bazı hastalarda ise kalan taşlar için konservatif yöntemler ve medikal tedaviyle beraber ek tedavi seçeneğine ihtiyaç duyulur. Bu durumdaki hastalarda dışarıdan şok dalga ile taş kırma veya yeniden cerrahi ameliyat yapılması daha uygun bir yaklaşımdır. Hastanın taşının olduğu bölge, üriner sistem anatomisi, eştanı varlığı, rezidüel taşın yoğunluğu ya da büyüklüğü gibi çeşitli faktörler göz önüne alınarak hastaya açık cerrahi, perkütan nefrolitotomi, retrograd intrarenal cerrahi, üreterorenoskopi gibi cerrahi prosedürler uygulanabilir.

Abstract

Urinary tract stone disease is one of the most common pathology in urology practice. Surgical procedures are important treatment modality for stone disease. By the development of technology and increasing experience in surgery, today, most of the stone surgeries are performed as endoscopic procedures. Despite all these advantages, stone may remain in the urinary system. After operation, stone remnants may decrease the life quality of patients by impairing the normal physiology of the urinary system and by causing symptoms. For this reason, patients with residual stones should be informed about their illness and, the conservative methods should be explained. As in all patients with urinary stone disease, metabolic evaluation should be performed and, if a preventable reason is found, medical treatment should be initiated. Besides conservative methods and medical treatment, more treatment modalities are needed in the management of residual stones in some patients. Shock wave lithotripsy and secondary surgical procedure are the most appropriate treatment approaches in such cases. Open surgery, percutaneous nephrolithotomy, retrograde intrarenal surgery or ureterorenoscopy may be performed taking into consideration factors as stone location, size and composition as well as urinary system anatomy and existence of comorbidity. (The Medical Bulletin of Haseki 2011; 49: 52-5)