Dergiler / Haseki Tıp Bülteni / 2015 / Cilt: 53 - Sayı: 4
Ülkemizde Uyku Bozukluklarının Teşhis ve Tedavisinin Yaygınlaşmasının Önündeki Engeller
- Dergi
- Haseki Tıp Bülteni
- Sayfa
- 283–285
- DOI
- —
Özet
Tüm uyku bozukluklarının teşhisinde tek geçerli incelemenin sadece uyku laboratuvarında yapılan polisomnografi (PSG) kabul edilmesi, ülkemizde binlerce hastanın tanı için bir yılı aşkın beklemesine yol açmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalarda PSG önerilen hastaların %80'ine poligrafi (PG) ile tetkik yapıldığında PSG ile aynı doğrulukta teşhis konulduğu gösterilmiştir. Ülkemizdeki uyku çalışmaları %90 PSG, %10 PG ile yapılmaktadır. Avrupa genelinde ise %10 PSG, %90 PG ile yapılmaktadır. Uyku bozukluklarının teşhislerinin Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ve performans karşılıkları ise taraflar için yeterli görülmemektedir. Yapılan uyku tetkikleri sonucunda ülkemizde her yıl 10 ile 20 bin civarında hastaya pozitif hava basıncı (PHB) tedavisi önerilmektedir. Ancak bu hastalara verilen veya hastaların SUT fiyatları doğrultusunda temin ettikleri cihazların tedavideki verimliliği takip edilmemektedir. Çözüm olarak; PHB cihazlarının temini için evde bakım birimlerinin yapılanmasında olduğu gibi, hastanelerin kendi tedavi ettikleri hastalar için hasta takip birimi kurmalarıdır. Hastanelerin düzenli olarak Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) takip ve kullanım raporlarını göndermeleri ve hastanın ihtiyacına göre uyumlu olduğu cihazı kendi bünyelerinde temin etmeleri en uygun çözüm gibi görünmektedir.
Abstract
The reason for extra long waiting periods for in-lab polysomnography (PSG) in thousands of patients is the fact that only full PSG analysis and reports are acceptable for the diagnosis of sleep disorders in Turkey. There have been reports showing that portable polygraphy (PG) had the same accuracy with PSG in 80% of patients. Sleep studies are performed with the frequency of 90% for PSG and 10% for PG in Turkey while vice versa in the most European countries. The health practices communiqué (HPC) and performance-based payment for the diagnosis of sleep disorders are unsatisfactory for the stakeholders. Ten to twenty thousand positive airway pressure (PAP) devices are prescribed per year after obligatory in-lab PSG tests in Turkey. However, treatment efficacy of these PAP devices which patients are provided or patients obtain themselves with the prices determined by the HPC are not followed up. We assume that hospitals should establish their own patient follow-up units, as such in home care system, for providing PAP devices and submit reports for periodic follow-up and utilization of PAP devices to the social security system on a regular basis.