Dergiler / Bilig / Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi / 2012 / Sayı: 63
Relating Turkey to the Middle East and North Africa: Arab spring and the Turkish experience
- Sayı
- 2012 · Sayı: 63
- Sayfa
- 111–134
- DOI
- —
Özet
Bu makale 2011 yılı başında Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da ortaya çıkan ve Arap Baharı diye adlandırılan halk hareketlerinin tarihsel dinamiklerini ele alarak Türkiye’nin demokratik tecrübelerinin neden ve hangi ölçüde “model” olabileceğini incelemektedir. Türk yöneticiler tarafından kabul görmese de “Türk modeli” kavramı Batı ve Ortadoğu’daki belli başlı aktörler tarafından kullanılmakta ve teklif edilmektedir. Bu an-lamda makale Türk tecrübesinin Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde otoriter sistemlerden demokrasiye geçişte radikal eğilimleri önleme noktasında kontrollü bir geçiş sağlayacağı için önerildiğini savunmaktadır. Köklü bir parlamenter sisteme sahip olması, devlet ve sınır-lı elit kontrollü bir ekonomiden açık pazar ekonomisine ba-şarıyla geçmesi ve Fransız modeli laiklik anlayışını kapsa-yıcı modele doğru dönüştürebilmesi Türkiye’yi bölge için ilham kaynağı yapacak temel özelliklerdir. Türkiye’nin as-kerî vesayet sisteminden başarılı ve kansız bir mücadele ile daha etkin bir demokratik sisteme geçmiş olması bölgede otoriter rejimlerden demokrasiye geçişte ılımlı bir sürecin mümkün olduğunu da teyit etmiştir. Bunların yanı sıra makale Türkiye’nin bölgedeki gücünü de abartmaması gerektiğini savunmaktadır. Türkiye demokratik kültürü ve daha fazla bölgesel dayanışmayı savunurken bazı küresel aktörlerin rızası hilafına etki üretmenin de ne kadar zor olduğunu Libya ve Suriye örneklerinde görmüştür. Arap Baharı sürecinde aktif bir şekilde yöneticilere karşı bölge halklarının taleplerini destekleyen bir politika benimsemesi Türkiye’yi hem Rusya, hem de Iran, Irak ve Suriye gibi komşu ülkelerle karşı karşıya getirmiştir. Buna rağmen Türk dış politikası son on yılda bölgede edindiği meşruiyet zeminini korumak için aktif ve tutarlı politikalar üretmeye devam etmelidir. Netice olarak bölgede gelişme ve zenginlik düzeyinin yükselmesi ve demokratik kültürün yerleşmesi hedefleniyorsa bu hedefe hangi model üzerinden ulaşıldığından çok ne kadar hızlı ulaşıldığı önemlidir.