Dergiler / Çeviribilim ve Uygulamaları / 2020 / Cilt: 2020 - Sayı: 28
Institutional Translators’ Field and Habitus in the Late Ottoman Period
- Sayfa
- 177–191
- DOI
- —
Özet
This study focuses on the institutional translators’ field and habitus in the Ottoman Empire during the 19th century. Little research on institutional translators, particularly for those in the govern ment institutions, has been so far carried out from a historical point of view in translation studies. Setting out to fill this gap in the literature, the present study benefits from Bourdieu’s concepts of field and habitus. It deals with the professional and political careers of seven different institutional translators who worked for the Ottoman state during the 19th century and discusses their com mon dispositions. Translation Chamber was established in 1821 in order to replace Greek drago mans with qualified Turkish Muslim translators to facilitate communication with leading European powers as talented diplomats. Professional and political lives of these seven historical figures dis play some similarities during their promotion in the imperial hierarchy. The present study argues that the Chamber functioned as a field for young students to start a bright career in the Empire. Similarly, diplomatic missions in various European capitals and the post of imperial court drago man required the acquisition of a similar habitus that was likely to pave the way for a highly pres tigious post, i.e. ministry.
Abstract
Bu çalışma, 19. yüzyıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nda çalışmış kurumsal çevirmenlerin sahip oldukları alan ve habitus’a odaklanmaktadır. Çeviribilimde kurumsal çevirmenler, özellikle de devlet kurumlarında çalışanlar, bugüne kadar tarihsel bir bakış açısıyla ile pek ele alınmamıştır. Bu boşluğu doldurmak amacını taşıyan mevcut çalışma, teorik olarak Bourdieu’nün alan ve habitus kavramlarından yararlanmaktadır. Mevcut çalışma, 19. yüzyılda Osmanlı Devleti’ne hizmet etmiş yedi farklı çevirmenin mesleki ve siyasi kariyerlerini ele alarak bu kişilerin bazı ortak özelliklerini ortaya koymaktadır. Tercüme Odası 1821 yılında kurulduğunda Rum dragomanların yerine yetenekli diplomatlar olup önde gelen Avrupalı güçlerle iletişim kurabilecek Türk ve Müslüman çevirmenler getirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmadaki söz konusu yedi tarihi kişiliğin de mesleki ve siyasi hayatları, imparatorluk hiyerarşisi içinde yükselirken benzerlikler sergilemiştir. Mevcut çalışma da Tercüme Odası’nın Osmanlı İmparatorluğu’nda parlak bir kariyere adım atmak isteyen genç öğrenciler için bir alan işlevi gördüğü iddiasındadır. Bu yüzden, Avrupa’nın çeşitli başkent lerindeki diplomatik misyonlar ve divan-ı hümayun tercümanlığı makamı, saygın bir makam olan nazırlığa giden yolda benzer bir habitus edinmelerini gerektirmiştir.