Dergiler / Kebikeç İnsan Bilimleri İçin Kaynak Araştırmaları Dergisi / 2011 / Sayı: 31

Türkçeyi geliştirme stratejisi olarak tercüme

Translation as a strategy for improving Turkish Language

Sayfa
53–96
DOI
—

Özet

Göktürk ve Uygurlardan Yeni Lisan hareketine kadar Türkçenin bütün büyük dönemeçlerinde sistemli bir tercüme faaliyeti dikkati çekmektedir. Bilhassa modern Türkçenin yoğrulmasında millî hassasiyetle hareket eden mütercimlerimizin rolü birinci derecededir. Onlar, sadece modern edebiyatımızı şekillendirmekle kalmadılar, aynı zamanda -mutlaka okulların ders programlarında geniş şekilde yer alması gereken- zengin bir tercüme edebiyat meydana getirdiler. Böylece, onların büyük sanat kabiliyetleri sadece telif değil, aynı şekilde tercüme eserlerde de tezahür etmektedir ve bu eserler de millî edebiyat ve kültürümüzü zenginleştiren, menşeleri ne olursa olsun, öz malımız olan, öylece sahiplenmemiz gereken bir edebiyattır. Modern edebiyatımız, hâliyle, Türkçenin yüksek bir ifade kabiliyetine kavuşması sayesinde mümkün olmuştur. Bunu başarmak için de, Türkçenin hem cümle yapısının ve nesir dilinin, hem de kelime hazinesinin ve âhenginin geliştirilmesi gerekmiştir. Bu inşa faaliyetinde, hususen Fransız dil, nesir ve edebiyatının örnek alındığı ve Fransızcadan yapılan her türden tercümenin başlıca müessir olduğu müşahede edilmektedir. 1930’lara, hattâ 1900’lere gelindiğinde, Türkçenin, Fransızca ve diğer Batı dillerinden her sahada tercüme yapılabilen bir dil hüviyeti kazanmış olması, onun, büyük kültür dilleriyle yarışabilecek bir kudrete erişmiş olduğunun en kuvvetli delilidir. Dolayısıyla, pek de kadri bilinmeyen büyük mütercimlerimize dil ve edebiyat tarihimizde artık lâyık oldukları mevkiin verilmesi zamanı gelmiştir.

Abstract

A systematic translation activity, throughout all significant milestones of Turkish Language, from the period of Göktürks and Uyghurs to the New Language Act, draws attention. In this respect, the role of our translators, in particular, those who act with national sensitiveness in effectuating modern Turkish language, is vital. Since, they not only shaped our modern literature, but also composed a rich translated literature -which should certainly be covered by the curricula of our educational institutions to a wide extent-. Their great artistic skills apparent in original works are also distinct in translated works, and irrespective of the origin, those translated works are our own literature that enrich our national literature and culture and therefore, should be owned accordingly. Naturally, our modern literature has only emerged with Turkish language gaining an outstanding ability of expression. Both sentence structure and prose language; lexicon and euphony of Turkish had to be developed in order to achieve this point. It is observed that French language, prose and literature was taken as an example and translation activity of each kind form French was the principal agent during the construction process. The fact that Turkish language gained a linguistic identity, by which translation in each domain is possible from French and other Western languages when it comes to 1930s, is the strongest evidence that Turkish language reached a capability to compete with great languages of culture. Therefore, it is high time that our eminent translators, who have not been fully appreciated so far, should be esteemed as they deserve.