Dergiler / Kebikeç İnsan Bilimleri İçin Kaynak Araştırmaları Dergisi / 2014 / Sayı: 37
Cizre kırmızı medrese bağlamında tarih kimlik hafıza oluşumu
- Sayı
- 2014 · Sayı: 37
- Sayfa
- 57–78
- DOI
- —
Özet
Bu makale, Osmanlı modernleşmesi ve Türk ulus-devlet inşa sürecinin Türkiyede yaşa- yan Kürtler arasında medrese algısını nasıl etkilediğini Cizrede bulunan Kırmızı Medrese özelinde tarihsel ve etnografik perspektiften incelemeyi amaçlamaktadır. Kırmızı Medre- senin 1508 yılında bir Kürt Beyi tarafından inşa edildiğine inanılmaktadır. Medrese 1847 yılında Beyliğin ortadan kaldırılışından sonra yıkıntı haline gelmiştir. Bununla birlikte, Kırmı- zı Medrese toplumsal hafızada bugüne kadar önemli bir rol oynamaya devam etmiştir. Kül- tür, kimlik ve hafıza arasındaki ilişkilerin Kürtlerin bu medreseye dair anlatılarında nasıl tahayyul ve inşa edildiği bu yazının odak noktasını oluşturmaktadır. Yazıda ilk olarak hafıza, kimlik ve politik tahayyülün ilişkilendirildiği teorik çerçeve kısaca anlatılmış, ardından Kırmı- zı Medresenin önem kazandığı tarihsel bağlam açıklamış, ardından Kırmızı Medreseyi hatır- lamanın temelinde yatan dinamikler ve bunların politik ve kültürel görünümleri ele alınmıştır.
Abstract
This essay seeks to study how Ottoman modernization and Turkish nation-state making processes influenced the perception of Kurdish madrasas among Kurds in Turkey, with a particular historical and ethnographic focus on Kırmızı (Red) Madrasa of Cizre. Kırmızı Madrasa is believed to be established in 1508 by a Kurdish Prince and ruined after the destruction of the Principality in 1847. However, it has continued to play a significant role in the public memory until today. How relationships among culture, identity and memory are imagined and constructed in Kurdish narratives on this madrasa will be the focal point of this essay. The theoretical frame within which the memory, identity and political imaginary are interrelated was introduced briefly. Then, the historical coxtext within which Kırmızı Madrasa gained importance was explored. Finally the underlying dynamics of remembering Kırmızı Madrasa and its cultural and political manifestations were refered.