Dergiler / Kebikeç İnsan Bilimleri İçin Kaynak Araştırmaları Dergisi / 2014 / Sayı: 38
Sömürgecilik sonrası dönem eserlerinin Türkçeye çevrilmesinde tercih edilebilecek yöntemler things fall apart adlı eserin Türkçe çevirilerinin karşılaştırmalı analizi
- Sayı
- 2014 · Sayı: 38
- Sayfa
- 241–261
- DOI
- —
Özet
Çeviribilim ve sömürgecilik sonrası çalışmaların yollarının kesişmesi kabaca 1980li yıllara varır. Çeviribilime sömürgecilik sonrası bir bakış açısı getirmek, güç ve kimlik kavramlarının sorgulanmasını da beraberinde getirir. Çeviribilime getirilen bu bakış açısını Türkiye bağlamında ele almak amacıyla bu çalışmada Chinua Achebe tarafından yazılmış, sömürgecilik sonrası bir edebiyat eseri olan Things Fall Apart ve bu eserin Türkçeye iki farklı çevirmen tarafından yapılan çevirileri - Anjel Selveroğlu tarafından çevrilen Ruhum Yeniden Doğacak ve Nazan Arıbaş Erbil tarafından çevrilen Parçalanma - karşılaştırmalı olarak incelenecektir. Çalışmanın amacı bu iki farklı çeviride kullanılan çeviri stratejilerin ne olduklarını saptamak ve melez metinler olduğu düşünülen sömürgecilik sonrası edebiyat eserlerinin çevirisinde bu metinlerin amaçlarına uygun olarak uygulanabilecek birtakım stratejiler olup olmadığını belirlemektir. Bu metinlerin vurgulamak istediği şekilde farklı bir kültürün Türk kültürüne tanıtılması ve bir diğer yandan da Türk okuyucu tarafından kabul edilir kılınması çalışma kapsamında üzerinde durulacak konulardır.
Abstract
The interplay between translation studies and post-colonial studies goes back to the 1980s. Post-colonial translation studies include the questioning of concepts such as power and identity. In order to focus on the post-colonial approach to translation studies in Turkey, Things Fall Apart as a post-colonial literary work written by Chinua Achebe and its two different translations into Turkish - Ruhum Yeniden Doğacak by Anjel Selveroğlu and Parçalanma by Nazan Arıbaş Erbil- are comparatively examined for this study. The aim of the study is to pinpoint the translation strategies used in the translation of the respective work by Chinua Achebe and determine if there are unique translation strategies used in compliance with the aim of post-colonial literary texts, which are considered as hybrid texts. Subjects such as introducing a different culture into Turkish culture and keeping the target text acceptable for the Turkish reader at the same time are to discuss within the framework of the study.