Dergiler / Kebikeç İnsan Bilimleri İçin Kaynak Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 50 - Sayı: 50
“Bizden gayret, Anatollulardan himmet”: On Dokuzuncu Yüzyılın İkinci Yarısında Gazeteciler ve Müşterileri
- Sayfa
- 89–124
- DOI
- —
Özet
Bu makale Karamanlıca basının en önemli temsilcisi ve Osmanlı basının en eski ve uzun süre yayımlanmış gazetelerinden olan Anatoli (Şark) gazetesinin okurları ya da “müşterileri”yle ilişkisine odaklanıyor. Gazetenin abone sayısı, “otlakçılar”, abone bedellerini eksik ya da geç ödeyenler, taşradaki vekiller gibi aşağıda tartışılacak meseleler sadece gazetenin ayakta kalmasını güçleştiren mali sıkıntıların kaynağı olarak değil, yüzyılın ikinci yarısındaki geç Osmanlı bağlamında bir gazete çıkarmak ile okumak deneyimlerinin kendisine odaklanmamızı sağlayan unsurlar olarak ele alınıyor. Yine bu hususlar gazetenin Anadolulu Türkdil Ortodokslar nezdinde ne ölçüde ideolojik bir etkiye sahip olduğunu daha net bir şekilde görebilmemizi de sağlıyor. Bunlar aynı zamanda Karamanlıca gazeteciliğin doğası, ideolojik muhtevası ve sınırlılıkları hakkında pek çok veri sunmakta ve en önemlisi bu yazınsal üretimin çağdaşları tarafından Anadolu Ortodoksları “kaybettikleri” dillerini “yeniden” kazandıklarında gerekliliği ortadan kalkacak geçici bir evre olarak görüldüğünü ortaya çıkarmakta.
Abstract
The article deals with the relations between the readers or “customers” and the Anatoli newspaper which forms the most important representative of the periodical press in Karamanlidika and also is one of the oldest and long lived newspapers of the Ottoman Empire. Topics like the number of the subscribers, the “freeloaders”, those customers who paid late or incomplete their subscription fees, the representatives in the country were not discussed only as sources that caused financial distress to the paper threatening to hamper its development but also as elements enabling us to understand the experience itself of publishing a newspaper and reading it in the second half of the nineteenth century late Ottoman context. Also these elements enable us to better evaluate the ideological impact of the newspaper concerning the Turkish speaking Anatolian Orthodox. These reveal many things about the nature, ideological content and limitations of Karamanlidhika journalism and most importantly that this literary production was seen by the contemporaries themselves as a transitory phase that will cease to exist when the Turkish speaking Anatolian Orthodox will “regain” completely their “lost” language.