Dergiler / Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 10 - Sayı: 3
Tektipleşen Beden ve Siborg Sanat
- Sayfa
- 881–893
- DOI
- —
Özet
I. Dünya Savaşı ve sanayi devrimi sonrası değişen dünya konjonktürü, bedenin sanat yapıtlarında algılanma ve yorumlama biçimlerini değiştirmiştir. Modernizm ile ortaya çıkan tektipleşme: bireyleri birbirine benzeterek, kültürel farklılıkları ortadan kaldırmanın ve toplumsal düzeni sağlamanın bir yöntemi olmuştur. Modern sanattan günümüze, tektipleşen beden kavramı: organsız beden, makine estetiği, iktidar, özne-nesne gibi farklı ilişkileri içermektedir. Tektipleşen beden imgeleri Avrupa Resim sanatında makine estetiğine bağlı olarak ortaya çıkmış, gelişen teknoloji ve malzeme olanaklarıyla çağdaş sanatta da yerini almıştır. Makalede 20. yüzyıldan itibaren tektipleşme kavramının: resim, heykel, fotoğraf, enstalasyon, performans gibi sanat pratiklerindeki anlatım olanakları, nitel araştırma yöntemi ile literatür taraması yapılarak incelenmiştir. Sanatta tektipleşmeye bağlı olarak cinsiyetsizleşen beden imgelerinin siborg sanata evrilme süreci ve bedenin çok katmanlı temsilleri incelenerek değerlendirilmiştir. Bu makale, sanatta tektipleşen beden imgelerinin, yarı insan yarı makine olan siborg beden formlarına geçiş sürecini ve farklı sanat çalışmalarına yansımalarını içermektedir. Tektipleşen beden imgesi ve siborg sanatı üzerinden yeni bir bakış açısı geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Abstract
Changing world conjuncture after 1st World War and Insdustrial Revolution has changed the form of perception and interpretation of body in artworks. Monotypisation, occurred with modernism, became the way of removing culturel differences and maintainig social order by making similar the individuals to each other. From modern art to today, monotypized body notion contains different relations like body without organ, machine aesthetic, power and subject-object. Monotypized body images has occurred depending on machine aesthetic in European painting, appeared in contamporary art with improved technology and material opportunities. In the article, the narration opportunities of monopolisation in art practices like painting, sculpture, photograph, installation and performance was examined by qualitative research method through literature search from 20th century. The evolution process of unsexualized body images bound to monotyped in art to cyborg art and multi-layered representaion of body was dealt with via new point of view. This article contains the passing period of monotypized body images to syborg body forms which are semi-human and semi-syborg and reflections to different artworks. It aims to develop a new point of view upon monotypized body image and syborg art.