Dergiler / ANADOLU Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Dergisi / 2020 / Cilt: 30 - Sayı: 2
Hatay İlindeki Nadir ve Endemik Salvia L. Türleri Üzerine Bir Araştırma
- Sayfa
- 197–206
- DOI
- —
Özet
Türkiye’nin sahip olduğu zengin bitkisel biyoçeşitlilik ve genetik kaynaklar ekonomik, sosyal ve kültürel değerleri nedeniyle stratejik bir öneme sahiptir. Özellikle, endemik ve nadir bitkiler ülkemizin bitkisel genetik kaynak zenginliklerinin başında gelmektedir. Salvia L. cinsi dünya genelinde yaklaşık olarak 1000’e yakın türle temsil edilmektedir. Türkiye ise, Salvia tür çeşitliliği bakımından oldukça zengin olup, ülkemizde 106 takson doğal yayılış gösterirken 58 taksonu endemiktir. Hatay ili endemik ve nadir bitki biyoçeşitliliği açısından çok zengin ve özel bir bölgedir. Hatay ilinde de Salvia L. cinsine ait 25 taksonun yayılış gösterdiği bilinmektedir. Bu zenginliğin ulusal ve uluslararası düzeyde bilinmesi, korunması ve gelecek nesillere aktarılması son derece önemlidir. Bu çalışma, Hatay ilinde yayılış gösteren nadir ve endemik Salvia L. türlerinin bilinmesi, yayılışlarının tespiti, habitat özellikleri, arazideki güncel durumları ve türler üzerindeki olumsuz etkilerin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. 2010-2015 yılları arasında Hatay ilinin tamamında yapılan arazi çalışmaları sonucunda Salvia L. cinsine ait 6 takson değerlendirilmiştir. Bunlar: Salvia aramiensis Rech.f., Salvia cassia Samuelss. ex Rech.f., Salvia sericeotomentosa Rech. Fil. var. hatayica Celep & Doğan, Salvia sericeotomentosa Rech. Fil. var. sericeotomentosa, Salvia tigrina Hedge & Hub.-Mor., Salvia viscosa Jacq. türleridir. Belirlenen bu taksonlardan 3'ü endemik, 3'ü nadir türlerdir. IUCN Kırmızı Liste Kriterleri'ne göre tüm taksonlar ulusal ve bölgesel ölçekte tehlike altındadırlar. Endemik olan 3 takson küresel ölçekte tehlike altındadır. Hatay’da yayılış gösteren başta endemik ve nadir bitkiler olmak üzere tüm bitkiler çeşitli biyotik ve abiyotik faktörlerin baskısı altında olup, neslini devam ettirebilme konusunda zorluklarla karşılaşmaktadır. Yaşam alanlarının tarım arazisine dönüştürülmesi, madencilik faaliyetleri, aşırı hayvan otlatması gibi olumsuz etkiler bu türler üzerinde ciddi risk oluşturmaktadır. Bu bakımından endemik ve nadir bitkilerimizi iyi tanımak ve yok olma tehlikesine karşı koruma tedbirleri almak nesillerinin devamı için çok önemlidir.
Abstract
Prosperous plant biodiversity and genetic resources in Turkey have immense importance because of their economic, social and cultural values. Especially, endemic and rare plant species are located at the first place of these resources. Salvia L. genus is taxonomically represented approximately by 1000 species on the world whereas in Turkey it stands for 106 taxon 58 of which are endemic. Hatay province is a special province in terms of endemic and rare plant. There are 25 taxon of Salvia L. in its border. It is quite important to protect and hand down this richness to next generations. The aim of this study is to detect and represent the status of Salvia L., its habitat properties and updated situation in Hatay and to determine the negative effects of environment on Salvia L. Hence, surveys between 2010-2015 in Hatay province were performed in which 6 taxon, Salvia aramiensis Rech.f., Salvia cassia Samuelss. ex Rech.f., Salvia sericeotomentosa Rech. Fil. var. hatayica Celep & Doğan, Salvia sericeotomentosa Rech. Fil. var. sericeotomentosa, Salvia tigrina Hedge & Hub.-Mor., Salvia viscosa Jacq. were evaluated. According to the evaluation, 3 taxa are scored endemic and 3 of them are classified as rare species. These taxa are evaluated as nationally and regionally in danger species with reference to IUCN (International Union for Conservation of Nature's Red List of Threatened Species). Besides, 3 of them are in danger on a global scale. In conclusion, all plant species, particularly endemic and rare plant species, are under stress of biotic factors which are faced to be extinction. Conversion of natural habitat of Salvia L. into agricultural area, mining activities and animal grazing are detected as main reasons for extinction. Hence, proactive measures should be taken to control extinction of these taxa to hand them on to next generations.