Dergiler / Haseki Tıp Bülteni / 2018 / Cilt: 56 - Sayı: 3
Are Urodynamic Studies Really Necessary in Voiding Dysfunction in Children?
- Dergi
- Haseki Tıp Bülteni
- Sayfa
- 192–196
- DOI
- —
Özet
Aim: Urodynamic examination is considered the most reliable, but also a quite invasive tool for the diagnosis of voiding dysfunctions in children. In this study, we evaluated the role of invasive urodynamics in the diagnosis of lower urinary tract dysfunction in children. Methods: One thousand one hundred twenty seven patients underwent urodynamic studies in the pediatric nephrology clinic in Ege University Faculty of Medicine between March 2011 and March 2016. A retrospective analysis of data including symptoms of voiding dysfunction (urinary frequency, urgency, nocturia and/or urge incontinence) and findings of physical examination, urodynamics and ultrasonography was performed. Results: Two hundred and seventy-seven (30.8%) boys and 620 (69.1%) girls with a mean age of 7.52 (±2.6) years underwent urodynamic studies. The most common abnormality was overactive bladder detected in 630 patients (70.2%). 19.9% (n=179) of the participants had dysfunctional voiding, while 9.8% (n=88) had normal results. Conclusion: A small and frequent voiding pattern, enuresis nocturna with daytime symptoms, and postvoid urinary residual volume were the common findings seen in patients with overactive bladder. In addition, dyssynergic voiding and a bladder with large capacity but residual volume after voiding were also commonly found. To that end, we may use ultrasound, clinical examination, symptoms and voiding frequency as first-line diagnostic tools.
Abstract
Amaç: Ürodinamik inceleme çocuklarda işeme disfonksiyonu tanısı için en güvenilir, aynı zamanda oldukça invazif bir araç olarak kabul edilir. Biz bu çalışmada çocuklarda ürodinamik çalışmanın işeme bozukluğundaki rolünü araştırdık. Yöntemler: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Nefroloji Kliniği’nde, Mart 2011 ve Mart 2016 tarihleri arasında işeme bozuklukları, sık idrar yapma, enürezis diurna, acil işeme isteği yakınmaları nedeniyle ürodinamik çalışma yapılan 1127 olgunun 897’sinin böbrek mesane ultrasonografileri, fizik muayeneleri retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 277 (%30,8) erkek ve 620 (%69,1) kız olmak üzere ve yaş ortalaması 7,52±2,6 olan 897 ürodinamik çalışma yapılan çocuk alındı. En sık anormallik 630 (%70,2) hastada tespit edilen detrusör instabilitesiydi. Disfonksiyonel işeme 179 (19,9%) olguda tespit edildi. Ürodinamik çalışma 88 olguda (%9,8) normal saptandı. Sonuç: Gündüz semptomlarının eşlik ettiği enürezis nokturna, tutma manevraları, işeme sıklığında artış, post-voiding rezidüel volüm detrüsör instabilitesi olan hastalarda yaygın görülen bulgulardı. Buna ek olarak, disfonksiyonel işeme olan olgularda post voiding idrar ve mesane kapasitesinde artış bulundu. Bu bulgulara göre disfonksiyonel işeme bozukluklarının tanısında invazif ürodinamik çalışmalardan önce ultrasonografi, klinik semptomlar, fizik muayene bulguları birinci basamak tanı yöntemleri olarak kullanılabilir.