Dergiler / Kebikeç İnsan Bilimleri İçin Kaynak Araştırmaları Dergisi / 2016 / Sayı: 41

II. Meşrutiyet Döneminde Toplumsal Bir Sorun Olarak Sıtma ve Sıtmadan Korunma Çareleri

Malaria as a Social Problem and Remedies for Protection against Malaria in the Second Constitutional Era

Sayfa
95–124
DOI
—

Özet

Uygarlık tarihini yönlendiren önemli hastalıklardan birisi olan sıtma hala etkisini sürdürmektedir. İnsanın fiziki ve kültürel evrimini takip eden bu hastalık malaria, ovale, vivax ve falciparum adlı plasmodiumların anofeller aracılığıyla bulaştırılmasıyla yayılır. Nöbet şeklinde baş ağrısı, kas ağrısı, bulantı, kusma, ishal, sarılık ve yorgunlukla kendisini gösterip ilerleyen süreçte dalağın büyümesine ve önlem alınmazsa yırtılmasına neden olan sıtmanın tedavisi diğer pek çok hastalığa göre erken bir tarihte, 17. yüzyılda bulunmuştur. 19. yüzyılda yapılan çalışmalar hastalığın kontrol altına alınmasını sağlarken 20. yüzyılda hastalığın yayılmasını engellemek ve tedaviyi kolaylaştırmak bir hükümet politikasına dönüşmüştür. Avrupa'da geliştirilen yöntemler kısa bir süre içinde Osmanlı Devleti'ne de yansımış, böylece belgelerde, dergilerde, kitaplarda bu hastalığı tanıtan, ondan korunabilmek için ne tür önlemler alınabileceğini anlatan öneriler, tartışmalar açığa çıkmıştır. Sıtma ve Sıtmalı Yerlerde Çare (1910), Maraz-ı Merzaği: Sıtma (1913), Sıtma: Malarya (1914) adlı eserler bu hastalık hakkında detaylı bilgiler verirken zabıt ceridelerine 1909-1914 yılları arasında yansıyan tartışmalar ile 1916-1917 yılları arasında kaleme alınan hukuki mevzuatlar ne tür önlemler alınabileceğini belirginleştirmişti

Abstract

Showing symptoms of headache in form of attacks, muscle ache, nausea, diarrhea, jaundice and tiredness, the disease causes growth of spleen in the developing stage and tearing of it if precaution is not taken. The treatment of the disease was discovered in the 17th century, at an earlier time when compared to several other diseases. The studies conducted in the 19th century helped keep the disease under control while preventing spread of the disease and facilitating treatment became a governmental policy in the 20th century. The methods developed in Europe were reflected in the Ottoman Empire in a short time and thus information describing the disease, how to protect against it and recommendations were published in books, documents, journals. While the books entitled Sıtma ve Sıtmalı Yerlerde Çare (1910), Maraz-ı Merzaği: Sıtma (1913), Sıtma: Malarya (1914) give detailed information about the disease, the discussions published in official reports between 1909-1914 and legislations prepared in 1916-1917 give details about measures that would be taken.