Dergiler / Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi / 2016 / Cilt: 56 - Sayı: 2
AYDIN SAYILI VE NUSRET HIZIR BAĞLAMINDA BİLİM TARİHİ VE FELSEFESİ PERSPEKTİFİ -ANKARA'DA KURAMSALLAŞMA VE KURUMSALLAŞMA
- Sayfa
- 52–77
- DOI
- —
Özet
Bu makalenin amacı, bilim incelemelerinin çok-disiplinli yaklaşımı çerçevesinde bilim tarihi ve bilim felsefesi arasındaki ilişkileri, Ankara'daki kurumsallaşma süreci bağlamında ele almaktır. Aydın Sayılı ve Nusret Hızır bu süreçte öne çıkan en önemli iki isimdir. Bu iki isim araştırma konuları aynı olmakla birlikte (her ikisi de bilimi anlama ve açıklama girişimidir) disipliner yönelimlerinde ayrışmaktadır. Sayılı'nın tarihsel yaklaşımı bilimsel ilerleme problemi üzerine odaklanırken, Hızır'ın felse? (epistemolojik) yaklaşımı sınırlandırma ayracı problemi üzerine odaklanmaktadır. Bu iki problem birbirleriyle ne ölçüde etkileşimdedir? Bunlar arasındaki ilişki, disiplinler-arası bir ortaklık olarak mı değerlendirilmelidir yoksa çok-paradigmalı bir bilim incelemesi olarak mı? Eğer ikinci seçenek geçerliyse, bu durumda Aydın Sayılı - Nusret Hızır birlikteliği Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ndeki ve Türkiye'deki ilk kurumsallaşmış çok-paradigmalı bilim incelemeleri girişimidir.
Abstract
The aim of this paper is to invastigate the relationships between the history of science and the philosophy of science within the framework of multi-disciplinary approaches to scienti?c studies in the context of the institutionalization process in Ankara. Aydın Sayılı and Nusret Hızır are the two most prominent scholars in this process. Although their research objects are the same (both are attempts to understand and explain science), their disciplinary intentions differentiate. The historical approach of Sayılı is focused on the problem of the scienti?c progress. On the other hand, the philosophical (epistemological) approach of Hızır is focused on the problem of demarcation. To what extent do these two problems interact with each other? Should the relationship between these ?elds (history of science and the philosophy of science) be considered as an interdisciplinary partnership or as a multi-paradigm scienti?c study? If the latter is the case, association of Aydın Sayılı and Nusret Hızır should be considered to be the ?rst institutionalized attempt at multiparadigmatic scienti?c studies at the Faculty of Languages, History and Geography of Ankara University and in Turkey as well.