Dergiler / Kadın/Woman 2000 - Kadın Araştırmaları Dergisi / 2016 / Cilt: 17 - Sayı: 2

Women Labour Under the Grip of Neoliberal/Conservative Care Policies: An Assessment on Home Care Practices

Neoliberal/Muhafazakar Evde Bakım Politikaları Kıskacında Kadın Emeği: Evde Bakım Uygulamalarının Değerlendirilmesi

Sayfa
27–42
DOI
—

Özet

Bir toplumsal ilişkiler dizisi olarak ataerkinin, eril dayanışma biçimleri ve kadın ile erkek arasında sürdürülen eşitsiz güç ilişkileriyle kapitalizme eklemlendiği tarihsel süreçte, norm olarak kabul edilen erkeğin karşısında, kadının varlığının ve emeğinin değersiz ve ikincil kılındığına tanıklık etmekteyiz. Bu tarihsel sürecin sistemi olan ataerkil kapitalizmde cinsiyetçi işbölümü, kadınların öncelikli olarak yeniden üretim işlerinden sorumlu tutulmasına, erkeklerin ise toplumsal ve ekonomik sistemin aktörleri olarak konumlamasına hizmet etmektedir. Kapitalizmin ataerkiyle ortaklaşması genel olarak politikaları neoliberal ekonomiyle şekillendirirken, muhafazakâr söylem ve pratiklerin de içerilmesini mümkün hale getirmiştir. Böylece bakım politikaları söz konusu olduğunda, bir yandan devletin kamusal hizmetlerden çekilerek, bakım hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, diğer yandan ailenin idealize edilerek, kamusal hizmet boşluğu yaratılan alanda tüm yükün ev içine aktarılmasına hizmet eden uygulamalar giderek yaygınlaşmaya başlamıştır. Söz konusu bu bakım politikaları, kadınlara ev içine hapsedilerek, akrabalık üzerinden tanınmak ve ağır bakım yükünü, karşılıksız ve paylaşımsız olarak üstlenmek olarak yansımaktadır. Türkiye örneğinde bakım hizmetleri, genellikle aileye içkin bir sorumluluk olduğu kabulüyle biçimlendirilirken, 1980'den sonra hız kazanan neoliberal ekonomik politikalara, bugün muhafazakâr politikaların açıktan eklemlenmesiyle artık bakım büsbütün, toplumsal değil, özel bir etkinlik olarak, politik alanın dışına çıkartılmıştır. Böylece bakım emeğinin ev içine hapsedilmesi, aynı zamanda geleneksel olarak erkek egemen örgütlenmiş bir toplumda, söz konusu emeğin harcanmasında kadın ve erkeğin paylaşımını değil, evin 'ekmek getireni' olarak erkeğin karşısında, kadının haneye bağımlılığının pekişmesine yol açmaktadır. Bu kuramsal bağlam üzerinden bu çalışmada, Türkiye'de 2006 yılında uygulamaya konulan ve 'ağır engelli' raporuna sahip bireylerin ev içinde bakımını öngören evde bakım uygulamasının, genel olarak evde bakımı gerçekleştirerek, bu uygulamayı mümkün kılan aile üyesi kadınlar açısından etkilerine odaklanan alan araştırması sonuçlarının bir bölümü ele alınacaktır

Abstract

We witness that women labour has been rendered worthless and secondary against that of men's.This however has also gained acceptance as a norm and within the historical process of articulation of patriarchy as a set of social relations to capitalism. Hence, these social relations to capitalism has an embedded masculine types of solidarity as well as unequal power relationships between women and men. Being a system of this historical process, gendered division of labour in patriarchal capitalism serves to render women responsible primarily with reproductive works, whereas rendering men as actors of the social and economic system. Cooperation of capitalism with patriarchy generally shapes policies with neoliberal economy, enabling inclusion of conservative discourse and practices. Therefore, with respect to care policies, there is the state's withdrawal on public services and marketisation of care services on one hand and the idealisation of the family on the other which is also the dissemination of practices that transfer all the load to the household, at the absence of related public services. These care policies in question lock women indoors, and are reflected as women to be recognized as relatives and to undertake the heavy burden of care, unpaid and unshared. In Turkey, usually care services are conceptualised as an inherent responsibility of the family; thus, with the overt articulation of conservative policies to neoliberal economic policies, presently, care responsibility has moved out of political arena and completely become a private practice, rather than being societal. Therefore, in a male dominant society, locking care labour in the household leads to consolidated dependency of women to the household rather than equally sharing of the load together by women and men, as the latter being the 'breadwinner'. From the theoretical context, this study will tackle with partial results of the field study focusing on the effects of home care practices enacted in 2006 in Turkey, projecting home care of people with 'severe disability' report, on female members of the family, who undertake home care responsibilities in general and make implementation of such practices possible