Dergiler / Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2019 / Sayı: 2
MİRASIN REDDİNİN DİĞER MİRASÇILAR BAKIMINDAN SONUÇLARI
- Sayı
- 2019 · Sayı: 2
- Sayfa
- 641–674
- DOI
- —
Özet
Miras hukuku sistemimizde küllî halefiyet prensibi geçerlidir. Bu prensip uyarınca, mirasçılar mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereği kazanırlar. Bu durum, mirasçılık sıfatının kazanılmasının yanında, mirasbırakana ait borçlardan mirasçıların kişisel olarak sorumlu olmasına da yol açar. Kanun koyucu bu olumsuz durumdan mirasçıları korumak amacıyla mirasın reddi kurumunu düzenlemiştir. Bazen mirasbırakan veya diğer mirasçılar ile olan kötü ilişkiler, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruflarında yer alan yükleme ve yükümlülüklerden kaçınmak veya tereke borçları hakkında yeterli bilgi sahibi olmamak da mirasın reddine yol açabilir. Her ne sebeple olursa olsun, miras reddedildiğinde buna bağlı sonuçlar ortaya çıkar. Bu çalışma ile mirasın reddine bağlı olarak ortaya çıkan sonuçlar özellikle diğer mirasçılar yönünden ele alınacaktır. Bu bağlamda, konuyla ilgili olarak Türk Medeni Kanunu’nda yer alan kimi muğlak ifadelerin anlamı, öğretide yer alan görüşler ve Yargıtay kararlarında varılan içtihatlar ile birlikte değerlendirilerek ortaya koyulacaktır. Özellikle uygulamada yanlış anlamalara yol açan, külli halefiyet ve sonraki zümreye geçiş prensiplerine istisna teşkil eden noktalar hakkında konuya bir netlik kazandırılmaya çalışılacaktır.
Abstract
The principle of universal succession is valid in our inheritance law system. In accordance with this principle, the heirs acquire the heritage as a whole by operation of law at the point of the deceased’s death. Besides acquiring the title of heir, this situation also causes the personal liability of the heirs for the debts of the deceased. The legislator regulated the disclaimer of the inheritance in order to protect the heirs from this negative situation. Negative relations with the deceased or the other heirs, avoiding the burdens and obligations in the dispositions mortis causa of the deceased or not having sufficient information about the debts of the estate may also lead to the disclaimer of the inheritance. For whatever reason it might be, when the inheritance is rejected, certain conclusions occur. In this study, the conclusions of the disclaimer of the inheritance will be set forth particularly in terms of other heirs. In this context, the meaning of some ambiguous statements in the Turkish Civil Code will be evaluated by considering the opinions in the doctrine and the jurisprudence of the Supreme Court decisions. In particular, the subject will be clarified about the points that lead to misunderstandings in practice and which are exceptions to the principles of universal succession and transition to the next parental.