Dergiler / Tarih ve Gelecek Dergisi / 2018 / Cilt: 4 - Sayı: 3

Moğolların Mardin Kuşatması ve Hülagü’den Olcaytu’ya İlhanlı Artuklu Münasebetleri

The Mongol Siege of Mardin and Ilkhanid-Artuqid Relations from Hulagu to Öljeitü

Sayfa
106–118
DOI
—

Özet

Cengiz Han devrinde batıya yönelen Moğollar Harezimliler’e ilk darbeyi vurarak karşı konulamaz ordularına İran ve yakın doğu yolunu açtılar. Cengiz Handan sonra torunu Hülagü 1250 tarihinde bütün Moğolların beşte biri büyüklüğünde bir ordu ile tekrar Maveraünnehir ve İran topraklarını istila etti. 1256 yılında Alamut’u alarak başkenti Tebriz olan İlhanlı devletini kurdu. Hülagü 1258 yılında Bağdat’ı kuşatmayla alarak Abbasi devletini ortadan kaldırdı. Böylece Hülagü üç hedefininin ikisine ulaşmış oldu. Moğolların üçüncü hedefi ise Memlukleri ortadan kaldırarak sınırlarını Büyük Okyanus’tan Akdeniz’e kadar genişletmekti. Bu dönemde Mardin ve çevresine hâkim bulunan Artuklular, Moğollar için yukardaki amaçlarına hizmet edebilecek bir coğrafyaya sahiptiler. Bundan dolayı Hülagü Han Mardin kalesinin alınmasına çok büyük önem vermekteydi. Bu nedenle Hülagü Mardin kalesinin muhasarası yaklaşık iki sene sürmesine rağmen moğol ordusunu geri çekmedi. Ancak Mardin’i Moğollara karşı savunan Mardin Artuklu Hükümdarı I. Necmeddin Gazi[1]’nin ölmesi üzerine onun yerine geçen oğlu Kara Aslan şehri Moğollara teslim etmek için Hülagü ile yazışmış neticede şehir Moğollara teslim edilmiştir. Buna karşılık olarak Kara Aslan’a Diyarbakır, Elcezire ve çevresinin hâkimiyeti verilmiştir. Böylece Moğollar kendileri için her bakımdan stratejik bir müttefik edinirlerken Artuklular da İlhanlılar gibi dönemin süper gücü konumundaki bir devletin desteğini kazanmışlardır. Bu araştırmaya konu olan Moğolların Mardin Kuşatması ve Geride Bıraktıkları İzler adlı çalışmamız tam bu noktada başlamaktadır. Bu çalışmada Moğolların Mardin’e nasıl ve ne amaçla geldiklerini, bölgenin siyaset ve kültürünü nasıl etkilediklerini, bölgenin birliğine ne gibi etkide bulundukları gibi soruları cevaplandıracağız. Yine savaş ve çatışma ile başlayan İlhanlı Artuklu ilişkilerinin ne şekilde dünürlük ile sonuçlandığı konusunu da çalışmamızda inceledik.

Abstract

The Mongols, who headed westward during the period of Genghis Khan, struck the first blow tothe Khwarazm Shahs and opened their way to Iran and the Near East. After Genghis Khan, his grandsonHulagü invaded Maveraünnehir and Iranian territory again in 1250 with an army of five-fifths of all Mongols.He founded Ilhanlı State, the capital city of Tabriz after captured Alamut in 1256. In 1258, he took the siegeof Baghdad and abolished the Abbasid state. Thus, Hulagü reached two of his three goals. The third goalof the Mongols was to extend the borders from the Great Ocean to the Mediterranean by eliminating theMamluks.The Artukids, who dominated Mardin and its environs during this period, had a geography that couldserve the Mongols for the above purposes. For this reason, Hulagü gave great importance to Mardin Castle.That is why Hulagü did not retreat the Mongol army although the siege of Mardin castle lasted about twoyears. However, when Mardin was ruled by the Artuk ruler Necmeddin Ghazi, who defended Mardin against the Mongols, his son Kara Aslan, who had replaced him, had written with Hulagü to hand over the cityto the Mongols and eventually the city was delivered to the Mongols. In contrast, Kara Aslan was given thedominance of Diyarbakır, el-cezire and its surroundings. Thus, the Mongols acquired a strategic ally in allrespects, while the Artukids, like the Ilkhanians, gained the support of a state which was the superpower ofthe period.In this study, we will answer the questions of how and what the Mongols came to Mardin, how theyaffected the politics and culture of the region and what effect they had on the unity of the region. In addition, we studied that relationship between Ilhanlı and Artuklu, which started with war and conflict, endedwith kinship.

Anahtar kelimeler: Mardin, Moğollar, İlhanlı, Artuklu