Dergiler / Göğüs Kalp Damar Anestezi ve Yoğun Bakım Derneği Dergisi / 2017 / Cilt: 23 - Sayı: 3
Yoğun Bakımda Transtorasik Ekokardiyografi ve Akciğer Ultrasonografisinin Tedavi Üzerine Etkisi
- Sayfa
- 78–83
- DOI
- —
Özet
Amaç: Yoğun bakım ünitelerinde yatan kritik hastalarda sıvı dengesinin belirlenmesi ve tedavilerinin düzenlenmesinde nonivaziv doğruluk değeri yüksek tanısal yaklaşımlara gereksinim devam etmektedir. Çalışmamızda, yoğun bakımdaki kritik hastalarda transtorasik ekokardiyografi, akciğer ultrasonografisinin hemodinami ve sıvı tedavisindeki önemini araştırdık.Gereç ve Yöntem: Hastanemizde anestezi yoğun bakım ünitesinde, mekanik ventilasyon desteğinde olan 61 hastaya yoğun bakım 1. gününde yoğun bakım doktoru tarafından TTE ve akciğer USG'nu yapıldı. Hastaların klinik özellikleri, TTE ve akciğer USG bulguları ve değerlendirme süreleri kayıt edildi. Hastaların sıvı dengesi fizik muayene, hemodinamik ve TTE veriler ile değerlendirildi. Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu, v.cava inferior çapı ve kollapsibilite indeksi sağ atrial basıncı hesaplanarak hastanın sıvı durumu, inotrop tedavisi yeniden düzenlendi veya değişiklik yapılmadı. USG değerlendirmeleri ile akciğer grafisi ya da toraks bilgisayarlı tomografi bulguları karşılaştırılarak plevral effüzyon tespiti ve girişimsel işlem uygulamaları kayıt edildi.Bulgular: Seksen hastadan 19'unda yeterli görüntü kalitesi elde edilemediğinden çalışma dışı bırakıldı. Altmış bir hastanın 37 tanesinde (% 60.7) sıvı ve inotrop tedavisi yeniden düzenlendi. Altmış bir hastanın 18'inde (% 29,5) USG ile plevral sıvı belirlendi. Sekiz (% 13,1) hastaya USG eşliğinde torasentez ve/veya plevral sıvı drenajı yapıldı. On altı hastada (%26,2) ise herhangi bir tedavi değişikliği veya girişim uygulanmadı. TTE ve USG için değerlendirme süresi ortalama 12,98 dakika olarak kaydedildi.Sonuç: TTE ve akciğer USG uygulaması yoğun bakım ünitelerinde özellik sıvı dengesinin sağlanması ve inotrop tedavisinin düzenlenmesinde, plevral effüzyon tespitinde ve girişimsel işlemlerde önemli bir rehber olmaktadır. Noninvaziv bir monitorizasyon ve yatak başı uygulanabilir olması, kısa sürede değerlendirilebilme olanağı sağlaması da önemli avantajlarıdır.
Abstract
Objective: There is a need for noninvasive approaches with higher diagnostic accuracy in the determination of fluid balance and in the regulation of treatments in critically ill inpatients in intensive care units. In our study, we investigated the importance of transthoracic echocardiography and lung ultrasonography in hemodynamics and fluid therapy in critically ill inpatients in intensive care units.Material and Methods: TTE and lung USG were performed on 61 patients who were under mechanical ventilation support on their first day in post-anesthesia intensive care unit of our hospital by an intensive care physician. Clinical characteristics of the patients, TTE and USG findings of lung and evaluation periods were recorded. Fluid balance of patients was evaluated by physical examination, hemodynamic and TTE data. Left ventricular ejection fraction, v.cava inferior diameter, and collapsibility index, and right atrial pressure were calculated by calculating, and the patients' fluid status, and inotropic therapy were re-adjusted or not altered. Pleural effusion (if any) and interventional procedures were recorded by comparing USG findings with chest X-ray or thoracic computed tomography findings.Results: Of the 80 patients, 19 were excluded from the study because of insufficient image quality. Fluid and inotropic therapy was rearranged in 37 of 60 (60.7%) patients. Pleural effusion was detected with USG in 18 (29.5%) of 61 patients and thoracentesis and / or pleural fluid drainage was performed with USG in eight (13.1%) patients. In the 16 patients (26.2%), no treatment change or intervention was performed. The average evaluation period for TTE and USG was recorded as 12.98 minutes.Conclusion: TTE and pulmonary USG is an important guide especially in the achievement of fluid balance and in the regulation of inotropic treatment, in the detection of pleural effusion, and in interventional procedures in intensive care units. Its noninvasive monitoring and bedside application is an important advantage in that it can be assessed in a short time.