Dergiler / Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2011 / Sayı: 33

A critical view on normative cultural relativism

Normatif kültürel görecelik üzerine eleştirel bir bakış

Sayfa
203–218
DOI
—

Özet

Yıllardır değişik düşünce biçimleri altında, büyük bir filozof topluluğu tarafından tartışılan kültürel görecilik, hala felsefenin en önemli konularından birisi olarak göze çarpmaktadır. Bir takım filozoflar, onu savunmaya yönelik bir temayüle sahipken, diğer bir çoğunluk ise muhalif olarak ona eleştirel bir tavır takınmıştır. Ancak, konuyla ilgili orta bir yolun varlığını iddia etmek için bir çıkış yolunun bulunup bulunamayacağı hala belirsizdir. Çözüme dair ileri sürülen üçüncü bir bakıN açısı olarak, konuyu tartışmak için orta bir yolun bulunabileceğine ilişkin görüşü savunan filozoflar güçlü bir şekilde kültürel görecelikle ilgili olan iki kategoriye, betimleyici ve normatif kültürel görecilik, dikkat çekerler. Betimleyici kültürel görecilik sadece durum tespiti olduğu, yani, sadece kültürler üzerine olgusal gözlemlerle ilgilendiği ve her hangi bir şekilde onlara ilişkin değerlendirme ve yargılamalarda bulunmadan not aldığı şeyi rapor ettiği için, normatif olarak kültürler ve toplumların ahlaki boyutları hakkında bir şey söylemez. Meseleyi sağlıklı şekilde değerlendirmek için özellikle normatif kültürel göreceliğin lehinde ve aleyhinde serdedilmiş argümanlara yoğunlaşmak belki de en iyi yoldur. Bu makalede yapmaya çalıştığımız şey normatif kültürel göreceliğin lehte ve aleyhte argümanlarına vurgu yaparak, onun anlamlı ve savunulabilir olup olmadığını göstermek olmuştur.

Abstract

Cultural relativism, which has been discussed in the different modes of thought for many years by a great number of philosophers, greets the eye as one of the crucial subjects of philosophy. Whilst a number of philosophers have a tendency for supporting it, the other majority takes a critical stance towards it as opponents. But it is still unclear whether or not it may be possible to find a way out in order to assert that there could be a middle way. As the third group, the philosophers, who argue that there could be a middle way to discuss the matter, strongly take an attention of two categories concerning cultural relativism, namely descriptive and normative cultural relativism. Since descriptive cultural relativism is just due diligence, that is, it is only interested in the factual observations on cultures and it reports what it notes without any judgments and evaluations, descriptive cultural relativism says normatively nothing on the moral dimensions of cultures and societies. It may be the best way that the general proclivity to evaluate the matter is to focus on the arguments for/against to most specifically normative cultural relativism. In this paper, what we have tried to do is to emphasize the arguments for and against to normative cultural relativism so as to show whether or not it is sound and supportable.