Dergiler / JAREM / 2020 / Cilt: 10 - Sayı: 2

Topographic Evaluation of Acute Isolated Unilateral Thalamic Infarctions on Diffusion-weighted Imaging

Akut İzole Unilateral Talamik Enfarktların Difüzyon Ağırlıklı Görüntülemede Topografik Değerlendirmesi

Dergi
JAREM
Sayfa
180–184
DOI
—

Özet

Objective: The thalamus plays a major role in regulating arousal, consciousness, and activity. Distinct vascular distribution of the thalamus causes different syndromic presentations of thalamic nuclei infarctions. During the evaluation of acute thalamic infarction, it is important to determine the thalamic vascular zone that is affected. This study aimed to assess the topography of acute isolated unilateral thalamic infarction on diffusionweighted imaging, and to investigate the distribution of classic and variant type thalamic infarctions. Methods: The imaging database of the 336 consecutive patients with acute thalamic infarction admitted to the radiology department between January 2015 and February 2020 were retrospectively reviewed. Specifically, patients with acute isolated unilateral thalamic infarction were included. The most affected thalamic territory, variant/classical territory rates, and the comparison of age and gender were evaluated. Results: A total of 141 patients (classic territory group: 104, variant territory group: 37) were reviewed. The ratio of affected classic territory to variant territory was 2.8. Affected classic territories were inferolateral (n=68), anterior (n=25), paramedian (n=11), and posterior (n=0). Affected variant territories were posterolateral (n=18), central (n=13), and anteromedian (n=6). Comparing the patients in both groups, age, sex, and side were similar, p=0.435, p=0.71, and p=0.85, respectively. Relevant arteries did not have stenosis in 96.2% of patients, and no significant difference was observed between both groups, p=0.631. Conclusion: In isolated acute unilateral thalamic ischemia, the ratio of the affected variant to the classic territory was approximately 1/3. Therefore, during the radiologic evaluation of acute thalamic ischemia, a variant thalamic territory should be considered in the presence of infarction that does not fit the classic territory, in order to avoid clinical-radiological discrepancies.

Abstract

Amaç: Talamus uyarılma, bilinç ve aktivitenin düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. Talamusun farklı vasküler dağılımı, talamik çekirdek enfarktlarının farklı sendromik bulgularla ortaya çıkmasına neden olur. Akut talamik enfarktları değerlendirirken, hangi vasküler alanın etkilendiğine karar vermek önemlidir. Bu çalışmada difüzyon ağırlıklı görüntülemede, akut izole unilateral talamik iskemilerin topografisini değerlendirmek ve klasik ile varyant tip talamik enfarkt dağılımını incelemek amaçlandı. Yöntemler: Ocak 2015-Şubat 2020 tarihleri arasında radyoloji kliniğine akut talamik enfarkt nedeni ile başvurmuş sıralı 336 hastaya ait imaj veri tabanı retrospektif olarak tarandı. İzole akut unilateral talamik iskemiler çalışmaya dahil edildi. En çok etkilenen talamik terituvar, varyatif/klasik terituvar oranı, ve yaş-cinsiyet karşılaştırması değerlendirildi. Bulgular: Final çalışma grubu 141 hastadan oluştu. Yüz dört hastada (%73,8) klasik terituvar, 37 (%26,2) hastada varyatif terituvar etkilenmişti. Klasik/ varyatif terituvar etkilenme oranı 2,8 idi. Etkilenen klasik terituvarlar sırasıyla inferolateral (n=68), anteriyor (n=25), paramedyan, (n=11), ve posterior (n=0). Etkilenen varyatif talamik terituvar dağılımı ise sırasıyla posterolateral (n=18), santral (n=13), ve anteromedyandı (n=6). Klasik ve varyatif grup karşılaştırıldığında, yaş, cinsiyet ve etkilenen taraf açısından anlamlı farklılık izlenmedi, sırasıyla p=0,435, p=0,761, ve p=0,852. Besleyici ana arterlerde %96,2 oranında darlık saptanmazken, her iki grup arasındaki dağılımı benzerdi, p=0,631. Sonuç: İzole akut unilateral talamik iskemilerde, varyatif /klasik terituvar etkilenme oranının yaklaşık 1/3 olduğu görülmüştür. Bu nedenle, radyolojik olarak akut talamik iskemi değerlendirilirken klinik-radyoloijk uyumsuzluğu önlemek için klasik terituvarlara uymayan iskemik alanların varlığında varyatif talamik terituarlar akla gelmelidir.