Dergiler / Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi / 2019 / Cilt: 24 - Sayı: 1
Diyabetik Ayak Yaralarında İnfeksiyon Durumu Pencere Açılarak Uygulanan Total Temas Alçılama İçin Hala Bir Kontrendikasyon mudur?
- Sayfa
- 37–45
- DOI
- —
Özet
Giriş: Ayak ülseri, diyabetin istenmeyen bir sonucudur. Azalan ağrı hissiyle birlikte nörolojik imbalans sonucu gelişen kas gücü değişiklikleri ile ayağın normal basma mekanizması bozulmakta, plantar yüzde anormal basınç artışı ve ülserler meydana gelmektedir. Uzun süreli ve geçmeyen ülserler, infeksiyon ve ampütasyona gidişi arttırmaktadır. Yapılan birçok çalışmada yara bölgesindeki basınç ve yükü azaltan yöntemlerin faydalı olduğu görülmüştür. Çalışmalarda altın standart uygulamanın total temas alçılama olduğu gösterilse de sirküler kapalı alçılama uygulaması infekte ve akıntılı olgularda yara yeri takibi yapılamayacağından önerilmemektedir. Alçıda yara yerinde pencere açılarak yaranın takibi mümkün olabilir. Bu çalışmada, infekte diyabetik ayak yarası olan olgularda, lezyon yerinde pencere açılarak yapılan alçılamanın etkinliğini değerlendirmeyi planladık. Materyal ve Metod: Çalışmamızda, 01 Şubat 2012-01 Haziran 2018 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Diyabetik Ayak Konseyine başvuran hastalar arasından total temas alçısı uygulananlar retrospektif olarak tarandı. Alçı uygulamasından önce ve sonra yara alanı, yara yeri akıntısı ve yara skorları belirlendi. Total temas alçılamanın yarattığı komplikasyonlar kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya total temas alçılama uygulanmış altısı kadın 15’i erkek toplam 21 diyabetik olgu dahil edilmiştir. Hastaların ortalama diyabet süresi 16.9 ± 7.7 yıl, ortalama alçılama süresi 31.9 ± 22.6 gün ve ortalama alçı değişim adeti 3.2 ± 2.2’dir. Alçı öncesi yara yeri akıntısı 17 (%81) hastada pürülan, 4 (%19) hastada seröz niteliktedir. Alçı öncesi yara alanı ortalama 22.5 ± 14.6 cm2 iken, alçı sonrası yara alanı ortalama 8.6 ± 16.9 cm2 olarak bulunmuştur (p= 0.001). On altı (%76.2) olgunun yarası alçı uygulaması sonrası tamamen kapanmıştır. Sonuç: Yetersiz ve yanlış bakım sonucu ilerleyen diyabetik ayak yaralarında en korkulan sonlanım ampütasyondur. Total temas alçılama ile yara bölgesindeki basıncın ve yükün etkili bir şekilde azaltılması, diyabete bağlı yaraların iyileşmesinde son derece önemlidir. Lezyon yerinde pencere açılarak uygulanan total temas alçısı infekte diyabetik ayak yaralarında hem lezyonun hem de infeksiyonun iyileşmesinde faydalı bir yöntemdir.
Abstract
Introduction: Foot ulcer is an undesirable result of diabetes. Alterations in the foot muscular structures with reduced pain sensation disrupt the normal push mechanism of the foot and cause an increase in the plantar face pressure. In this case, plantar area ulcers occur. Long-term and non-healing ulcers lead to infection and amputation. Many studies have shown that methods of reducing pressure and load in the wound area are beneficial. Although it is shown that the gold standard application is total contact casting, circular closed plaster application is not recommended because it cannot be followed in infected cases. Follow-up of the wound could be possible by opening a window in the wound site on the casting. In this study, it was aimed to evaluate the efficacy of plastering by opening a window at the lesion site in patients with infected diabetic foot wounds. Materials and Methods: Between 01 February 2012-01 June 2018, cases of plantar ulceration, no wound healing by other methods and follow-up total contact casting were screened retrospectively among the cases that applied to the Diabetic Foot Council of Ege University Medical Faculty. Wound area, wound discharge and infection scores of the wound were identified before and after the application of the cast. Total contact cast complications were recorded. Results: There were a total of 21 cases on whom total contact cast was performed (6 female, 15 male). Mean duration of DM was 16.9 ± 7.7 years. The average duration of cast for all patients was 31.9 ± 22.6 days and the average number of applications was 3.2 ± 2.2. Wound drainage before casting was purulent in 17 patients (81%) and serous in 4 patients (19%). Before total contact cast, wound area was 22.5 ± 14.6 cm2. Mean post-casting wound area was 8.6 ± 16.9 cm2 (p=0.001). Sixteen (76.2%) cases’s wounds were completely closed after casting. Conclusion: The most feared outcome of diabetic foot injuries after insufficient and improper care is amputation. The effective reduction of pressure and burden in the wound area with total contact casting is extremely important in the healing of diabetic wounds. Total contact cast applied with a window on the ulcer site is a useful method for healing both the lesion and infection in infected diabetic foot ulcers.