Dergiler / Adli Tıp Bülteni / 2000 / Cilt: 5 - Sayı: 2

Malpraktis iddialarında otopsinin önemi: Bir olgu sunumu

Sayfa
124–126
DOI
—

Özet

Hekimler tıbbi girişimlerinde, hastaların acılarını dindirmek, sağlıklarına kavuşturmak ve sağlıklı yaşam sürdürmelerini amaçlarlar. Ancak yapılan tıbbi müdahalelere rağmen, kişinin sağlığını kaybetmesi hatta ölmesi söz konusu olabilir. Bu olguların bir kısmında, sağlık çalışanlarının olayda ihmal ve kusurları olduğu idddiasıyla suçlamalar yapılabilmektedir. Bir hekimin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için, eylemin hukuka aykırı ve kusurlu olmasının yanısıra, bir zararın meydana gelmesi ve zararın kusurlu eylem sonucu olması gerektiği belirtilmektedir. Bu çalışmada sağlık şurasına konu olan bir olgu, malpraktis iddialarında otopsinin önemini vurgulamak amacıyla sunulacaktır. Olayda; karın ağrısı şikayeti ile acil servise iki kez getirilen çocuk hasta, incelemeler sonucunda normal kabul edilip, tıbbi tedavi uygulanarak evine gönderilmiş, hasta iki saat sonra ölmüştür. Aile müdahale eden hekimlerden şikayetçidir. Pratisyen hekim, defin ruhsatı düzenlemeyerek adli olgu bildirimi yapmasına rağmen; muayene yapan adli tıp uzmanı ölümün adli vaka olmadığını ve otopsi yapılmasına gerek olmadığını belirterek defin ruhsatı düzenlenmesini sağlamıştır. Tanının kesin olmadığı veya olduğu düşünülse bile suçlamaların söz konusu olduğu bu olgular, hekim sorumluluğunu gündeme getirerek yargıya intikal eden olgulardır. Bu olgularda sorumluluğun saptanması ve/veya hekimi aklayacak olan bulgular otopsi ile elde edilecektir. Bu olgu bağlamında malpraktis olgularında, otopsinin önemi tartışılacaktır.

Anahtar kelimeler: Hekim-hasta ilişkileri,Tıbbi uygulama hatası,Otopsi,Adli tıp,Ölüm nedeni,Tedavi başarısızlığı,Hekimin rolü