Dergiler / Çağdaş Yerel Yönetimler / 2011 / Cilt: 20 - Sayı: 3

Halkevleri ve Ülkü dergisi: erken Cumhuriyet döneminde köycülük tartışmaları

People' Houses and the journal of Ülkü: debate on the 'Peasant' during the early republican period in Turkey

Sayfa
69–88
DOI
—

Özet

Bu makale, 1930 'ların siyasal yaşamında önemli rol oynayan Ülkü dergisinde, özellikle 1933-1936 yılları arasında yayınlanan köy/köylü konulu makaleleri incelemekte ve bu yazılarda birbirine paralel olarak köylü imgesinin hem ona atfedilen değerler ve yaşam tarzıyla birlikte yüceltildiğini hem de köylüyü küçümseyen ve dışlayan bir dilin kullanılmış olduğunu ortaya koymaktadır. Aslında köy/köycülük tartışmaları içindeki çelişkili söylemler, kurucu ideolojinin, Kemalizm 'in, eklektik yapısının gözlenebildiği birçok konudan biridir. Bu noktada bu makale, bu durumun bizi iki önemli konuda yeniden düşünmeye davet ettiğini öne sürmektedir: i) Modernleşme olgusuyla ilgili olarak "geleneksel" ve "modern" kavramlarının özcü tanımlarından hareket ederek, bugünden bakıp köy-köylü ve/ya da geleneksel-kırsal kültür hakkındaki çelişkili söylemleri, Türkiye'nin modernleşmesini zorlaştıran, geciktiren, neticede ne geleneksel ne modern, ne köylü ne kentli bir toplum yapısının ortaya çıkmasına neden olan bir unsur olarak yorumlamak tek seçenek midir? ii) Kurucu ideolojinin köye/köylüye dair tutumunda gözlemlenen eklektik yapı, "basit bir zihnî çelişki" mi, yoksa hedeflenen etkinin artırılması için gerekli bir manevra olarak mı yorumlanmalıdır?

Abstract

This article aims to shed light on the debates on the cult of the peasant during the early Republican period in Turkey through an exploration of the journal Ülkü that started to be published in 1933 and immediately became an important site for these debates. His analysis shows that the authors writing for Ülkü simultaneously employed different and contradictory discourses regarding the peasants and village life and that there was a combination of a disdainful and exclusionary discourse with an idealizing and romanticizing attitude. His indeed is just another instance, where the eclecticism of Kemalism can be observed. In this respect, his article calls for a reflection on two important questions: i) Is his ambivalent attitude regarding the peasant, village and the tradition to be evaluated as an obstacle on the road to modernization in Turkey? ii) Is this ambivalence just a "mental contradiction " or more than that?