Dergiler / Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi / 2019 / Cilt: 24 - Sayı: 4
Sağlık Personelinin Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Konusundaki Bilgi Düzeyinin Eğitim ile Değişiminin Değerlendirilmesi
- Sayfa
- 295–300
- DOI
- —
Özet
Giriş: Kırım-Kongo kanamalı ateşi (KKKA) mortal seyredebilen ve nozokomiyal geçişin de görülebildiği viral bir hastalıktır. Bu çalışmada hastane personelinin KKKA hastalığının kliniği, geçiş yolları ve hastalığa karşı korunma yolları konusundaki bilgi düzeylerinin ölçülmesi ve nozokomiyal geçiş riski konusundaki tutumlarının araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Hastane personeline KKKA hakkında bir günlük eğitim düzenlenmiştir. Eğitim öncesi ve sonrasında katılımcılara gönüllülük esasına göre hastalığın bulaşma yolları, kliniği, korunma ve takip konularını içeren bir anket uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcılar KKKA hastalığı hakkındaki bilgilerini %63.6 oranında eğitimleri sırasında, %17.3 hizmet içi eğitimlerden, %10.9 medyadan, %8.2 seminerlerden edindiklerini belirttiler. KKKA’lı hastaya bakmanın mesleklerini yüksek riskli bir iş haline getireceğini düşünenlerin oranı %80.9 idi. Bu oran eğitim sonrası değişmedi. Eğer seçme şansım olsa KKKA’lı hastalarla çalışmamayı tercih ederim diyenlerin oranı %65.4’ten eğitim sonrası %59.2’ye geriledi. Eğitim öncesi personelin sadece %30.9’u KKKA için yeterli bilgiye sahip olduğunu düşünüyorken; eğitim sonrası bu oran %88’e yükseldi. Bu oran istatistiksel olarak anlamlıydı (p< 0.0001). Sonuç: Ülkemiz gibi KKKA’nın endemik görüldüğü bir ülkede, her bölgedeki sağlık personelinin KKKA konusunda bilgilendirilmesi; hem yüksek riskli hasta takibini yaparken sağlık personelinin kişisel koruyucu önlemlere uyma konusunda bilinçlenmelerini sağlayacak hem de bu hastaların takibinde bilgi eksikliğinden kaynaklı korkuyu ortadan kaldıracaktır.
Abstract
Introduction: Crimean-Congo Hemorrhagic Fever (CCHF) is a viral disease that can be mortal and transmitted nosocomially. The aim of this study was to determine the knowledge level of hospital staff about the clinical features of CCHF disease, routes of transmission and ways of protection against the disease and to investigate their attitudes towards nosocomial transition risk. Materials and Methods: A one-day training on CCHF was provided to the hospital staff. A questionnaire including the routes of transmission, clinical features, prevention and follow-up topics was applied to the staff who agreed to participate before and after the training. Results: Sixty-three point six percent of the participants stated that they received their knowledge about CCHF during their education, 17.3% during in-service training, 10.9% on media and 8.2% in seminars. The rate of those who thought that tending to CCHF patients would make their profession a high-risk job was 80.9%. This rate did not change after the training. The rate of those who stated that they would work with CCHF patient’s if they had the opportunity decreased from 65.4% to 59.2% after the training. While only 30.9% of the personnel had sufficient knowledge of CCHF prior to training; this rate increased to 88% after training. This rate was statistically significant (p<0.0001). Conclusion: Informing health personnel in each region on CCHF in a country where CCHF is endemic will be of help while monitoring high-risk patients and ensure that health personnel is aware of compliance to their personal protective measures. It will also eliminate fear among the hospital staff in working with CCHF patients.