Dergiler / Haseki Tıp Bülteni / 2020 / Cilt: 58 - Sayı: 3
Bethesda III Olan Tiroit Nodüllerinde Hemitiroidektomi ya da Total Tiroidektomi Tercih Ederken Nelere Dikkat Edilmeli?
- Dergi
- Haseki Tıp Bülteni
- Sayfa
- 293–300
- DOI
- —
Özet
Amaç: Çalışmamızdaki amacımız preoperatif ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonuçları Bethesda III olan ve cerrahi uygulanmış hastaların dosyalarını retrospektif olarak inceleyerek hastaların cerrahi kararlarını verirken göz önünde bulundurulan kriterleri değerlendirmek, malignansiyi tahmin edici kriterlerin olup olmadığını araştırmaktır. Yöntemler: Kliniğimizde 2014-2019 yılları arasında, preoperatif İİAB Bethesda III olan tiroit nodülü nedeniyle opere edilen hastalar retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 90 hastanın 18’i (%20) erkek ve 72’si (%80) kadın ve hastaların yaş ortalaması 48,39±12,96 (18-84) yıl idi. Ortalama nodül çapı 23,67±11,49 (6-55) mm olarak bulundu. Yapılan İİAB sonuçları ise 80 (%88,89) hastada Önemi belirsiz atipi ve 10 (%11,11) hastada önemi belirsiz foliküler atipi olarak rapor edildi. Hastaların postoperatif patoloji sonuçlarında en sık görülen benign patoloji 26 (%42,22) hastada nodüler hiperplazi ve en sık görülen malign patoloji 33 (%36,67) hastada papiller tiroit karsinomdu. Lobeistmektomi sonrası postoperatif patoloji sonucu malign çıkan 26 (%35,61) hastanın 19 (%26,02)’una tamamlayıcı tiroidektomi yapıldı, yedi (%9.59) hasta da takibe alındı. Malignite belirleyici risk faktörleri için oluşturulan lojistik regresyon analizinde mikrokalsifikasyon, kenar düzensizliği en anlamlı faktörler olarak saptandı (p=0,009 p<0,001 p<0,001). Sonuç: Tiroit nodüllerinde kullanılan Bethesda III grubu birçok cerrah için ikilem oluşturmaya devam etmektedir. Bu hastalarda lobeistmektomi/lobektomi ya da total tiroidektomi kararı verilirken hastanın aile anamnezi, USG bulguları (mikrokalsifikasyon, kenar düzensizliği, diğer lobdaki nodüllerin natürü ve sayısı), hasta ve cerrah tercihinin göz önünde bulundurulması gerektiğini düşünmekteyiz.
Abstract
Aim: The aim of study was to retrospectively examine the files of patients operated on for Bethesda category III thyroid nodules, to evaluate the criteria that were taken into consideration for surgical decisions, and predictive factors for malignancy. Methods: Patients, who underwent surgery for Bethesda category III thyroid nodules based on preoperative fine-needle aspiration biopsy (FNAB) results between 2014 and 2019 in our clinic, were analyzed retrospectively. Results: Of the 90 patients included in the study, 18 (20%) were male and 72 (80%) were female, and the mean age was 48.39±12.96 years (18-84). The mean nodule diameter was 23.67±11.49 mm (6-55). The results of FNAB were atypia of undetermined significance in 80 (88.89%) and follicular lesion of undetermined significance in 10 (11.11%) patients. The most common benign postoperative pathology was nodular hyperplasia in 26 (42.22%) and the most common malignant pathology was papillary thyroid carcinoma in 33 (36.67%) patients. Complementary thyroidectomy was performed in 19 (26.02%) of 26 (35.61%) patients after lobeistmectomy and seven (9.59%) were followed up. In the logistic regression analysis of determinants/risk factors for malignancy, microcalcification and edge irregularity were found to be the most significant factors (p=0.009, p<0.001 and p<0.001, respectively). Conclusion: The Bethesda classification used in thyroid nodules continues to pose a dilemma for many surgeons. In patients with Bethesda III nodules, family history, ultrasonography findings (microcalcification, edge irregularity, the nature and number of nodules in the other lobe), and patient and surgeon preference should be taken into consideration when making a decision for surgery.