Dergiler / Colloquium Anatolicum / 2006 / Sayı: 5
Waffen aus Metall von ihren Anfaengen bis zum Ende der Frühen Bronzezeit aus dem inneren Westanatolien
- Sayı
- 2006 · Sayı: 5
- Sayfa
- 91–106
- DOI
- —
Özet
Burada, “İç Batı Anadolu” olarak tanımlanan bölge, kuzeyde Marmara denizinden güneyde Akdeniz’e kadar uzanan coğrafyada, Anadolu’nun batı kıyıları ile Orta Anadolu arasında “geçiş bölgesi” konumundaki dağlık bölgeyi içerir. Bölge, genelde kuzeybatı-güneydoğu yönünde uzanan dağlar ve bunların aralarındaki nehir vadileri ile yerleşmeye çok uygun verimli çöküntü ovalarının oluşturduğu dağlık bir plato görünümündedir. Bölgenin özellikle kuzeyinin maden yatakları açısından zengin olduğu görülür. Son yıllarda yapılan araştırmalar bu yatakların en azından bir bölümünün prehistorik dönemlerde de kullanılmış olabileceğine işaret etmektedir. Bu çalışmada, İç Batı Anadolu’da 10 ayrı merkezden gelen ve yayınlanmış olan metal silahların büyük bir bölümü katalog halinde sunulmuştur. İç Batı Anadolu’da ilk metal silahlar Kalkolitik dönemin sonunda görülür. Bu dönemde maden ustalarının bakırı iyi tanımaları, arsenik katarak bakırı daha sağlam bir alaşım haline getirmeleri ya da arsenik içeren bakır madenlerini tercih etmeleri, bu insanların madencilik bilgisini fazlasıyla kanıtlamaktadır. GKÇ döneminde Ilıpınar’da İTÇ I döneminde ise Beycesultan’da görülen perçin delikli hançerler, büyük olasılıkla ahşap olan sap kısmına çivi ya da çivilerle tutturuluyordu. Perçin deliği olmayan diğer hançerlerin ve yassı baltaların ise ahşaba açılan yivlere oturtulduğu, ayrıca reçine sürülerek ve ip dolanarak daha da sağlamlaştırıldığı düşünülebilir. Dönem silahları tipolojik açıdan çok çeşitli değildir. Geç Kalkolitik’te yassı balta ve hançerlerden oluşan tiplere, İTÇ I döneminde ok uçları katılmıştır. Açık kalıplarda dökülen bu dönemin metal eserlerine daha sonra dövülerek son şekli verilmiştir. Bölgede en iyi araştırılan dönem olan İTÇ II, madenciliğin de doruğa ulaştığı dönemdir. Hançer ve yassı balta tiplerinin aynı tipolojik özelliklerle devam ettiği dönemin esas özelliği uzak bölgeler arası ticaretin etkisiyle yeni bazı silah tiplerinin ilk kez bölgede görülmesidir. Bu ilişkilerin Kilikya üzerinden Kuzey Suriye ile Troia arasında gerçekleşen ve Prof. Dr. Turan Efe tarafından “Büyük Kervan Yolu” olarak adlandırılan bir ticaret sistemi ile geldiği varsayımı oldukça kuvvetlidir. Bu yeni silah tipleri, sap delikli balta, hilal balta, topuz başı ve kargı ucu gibi esas çıkış bölgesinin Kuzey Suriye olduğu düşünülen ve büyük oranda benzerlerinin Orta Anadolu’da da görüldüğü bir grup eserden oluşur. Bu dönemde, bakır kullanımının yanında bakıra kalay katılarak oluşturulan tunçtan daha dayanıklı silahların yapımı gerçekleştirilmiştir. Seri üretimin ilk aşamasını oluşturan bu dönemin metal eserleri, tavlama, kaynak ve kaplama gibi tekniklerin de yardımıyla, esas olarak döküm tekniğiyle yapılmıştır. İTÇ’nin geç dönemlerde ise bölgedeki araştırmaların yetersizliği, bu gelişimin devamını görmemizi engeller. Özellikle ileriki yıllarda, metal atölyelerinin ortaya çıkarılması ve büyük yerleşmelerin mezarlıklarında çalışmaların yapılması, bölge madenciliğinin gelişimi ve Yakındoğu madenciliği içindeki yeri ile ilgili daha somut sonuçlara ulaşmamızı sağlayacak böylelikle İç Batı Anadolu’nun ilk metal silahları ve bunların gelişim sürecini kesin verilerle ortaya koyabileceğiz.