Dergiler / ENT Updates / 2017 / Cilt: 7 - Sayı: 1
Çocukluk çağında konuşma ve dil gecikmesi: Geriye dönük dosya taraması
- Dergi
- ENT Updates
- Sayfa
- 22–27
- DOI
- —
Özet
Çocukluk çağında konuşma ve dil gecikmesi: Geriye dönük dosya taraması Amaç: Çocuğun gelişim dönemine paralel bir şekilde dil gelişim safhalarını göstermemesi ya da konuşmasının yaşıtlarına göre geride kalması durumunda konuşma gecikmesi düşünülmelidir. Konuşma gecikmesi bir tanıdan ziyade sıklıkla çeşitli mental ve somatik hastalıkların bir belirtisi olabilir. Bu çalışmada konuşma gecikmesi şikayeti ileçocuk psikiyatrisi polikliniğine başvuran olguların sosyodemografiközellikleri, psikiyatrik tanıları ve konuşma gecikmesinde rolü olanfaktörlerin incelenmesi amaçlandı.Yöntem:1 Kasım 2014 - 31 Ekim 2015 tarihleri arasındaki bir yıllıkdönemde Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine"konuşmama", "konuşma gecikmesi", "konuşmada gecikme", "cümlekuramama" şikayetleri ile başvuran olguların dosyası geriye dönükolarak değerlendirildi. Bulgular:Toplam 127 olgunun %22.8'i kız, %77.2'si erkek, olgularınortalama yaşı 3.1±1.1 idi. Ortalama TV, tablet ve telefona maruziyet süresi günde 5.3±3.4 saatti. Okul öncesi eğitime, ilkokula ya da özel eğitime yalnızca %14.1 olgu gidiyordu. Yaşıt ilişkileri sağlayabileceği ortamlarda %38.2 olgunun bulunmadığı, %3.1 olguda çift dillilik olduğu,%23.6 olgunun aile öyküsünde geç konuşmanın olduğu ve %21.6'sınınhiç anlamlı kelimesinin olmadığı saptandı. En sık saptanan klinik bulgunun gelişimsel konuşma gecikmesi (%28.18); en sık saptanan psikiyatriktanının ise yaygın gelişimsel bozukluk (%23.64) olduğu tespit edildi.Yaygın gelişimsel bozukluk tanısı olan olgular ile diğer tüm olgular karşılaştırıldığında TV ve diğer görsel medya türlerine maruziyet açısındangruplar aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı [t(55)=1.58, p=0.12]. Sonuç:Konuşma gecikmesi şikayetinin altından farklı tanılar çıkabilmektedir. Bu olguların erken dönemde multidisipliner olarak değerlendirilip olası psikopatolojilerin saptanması ve uygun tedavi planınınoluşturulması için çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından değerlendirilmesinin önemli olacağını vurgulamaktayız.
Abstract
Objective:Speech delay should be considered in a child in case of notdemonstrating the stages of language development in accordance withgeneral developmental period or compared to the peers. Speech delayoften may be a sign of a variety of mental and somatic diseases ratherthan a diagnosis. In this study, we aimed to investigate the demographic characteristics, psychiatric diagnoses and factors that play a role inspeech delay in patients admitted to a child psychiatry outpatient clinicwith a complaint of speech delay. Methods:Medical records of the patients who were admitted to thechild and adolescent psychiatry outpatient clinic with complaints of"not talking", "speech delay", "language delay", "not forming a sentence" between November 1, 2014 and October 31, 2015 were retrospectively evaluated. Results: Of a total of 127 cases, 22.8% were female and 77.2% weremale. The mean age was determined as 3.1±1.1. Average duration ofTV, tablet and smart phone exposure was 5.3±3.4 hours per day. Only14.1% of cases were going to preschool education, primary school orspecial education. It was found that 38.2% were not presence in anenvironment where allows peer relationship; bilingualism history waspresent in 3.1%; 23.6% had a family history of speech delay, and21.6% of cases had no meaningful words. Developmental languagedelay (28.18%) as a clinical finding and pervasive developmental disorders (PDD) as a psychiatric disorder (23.64%) were the most frequent diagnoses. There were no statistically significant differencesbetween PDD and other patients when compared in terms of TV andother virtual media exposure duration [t(55)=1.58, p=0.12]. Conclusion:Different diagnoses lie under the complaint of speechdelay. We emphasize that it is important to evaluate these patients multidisciplinary and refer to child and adolescent mental health experts fordetection of probable psychopathology and establishing the appropriate treatment plan at an early stage.