Dergiler / Ege Klinikleri Tıp Dergisi / 2019 / Cilt: 57 - Sayı: 3

Yoğun Bakım Hasta Profilimiz; Yatış Nedenleri, Mortaliteleri, Taburculuk Şekilleri

Our Intensive Care Profile: Hospitalization Indications, Mortality, Discharge Types

Sayfa
186–192
DOI
—

Özet

Amaç: Bu çalışma İzmir ilindeki hastanemizin üçüncü basamak yoğun bakım hasta profilini, konulan tanılar, kabul edildiği birimler, mortalite, taburculuk şekli açısından incelemek amacıyla yapılmıştır. Gereç yöntem: Çalışma 1 Ocak 2011-31 Aralık 2014 tarihleri arasında hastanemiz yoğun bakımında yatan hastaları retrospektif olarak hastane veri tabanı üzerinden taranması ile gerçekleştirildi. Bulgular: 1507 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalarımızın çoğunluğunu erkek cinsiyet (%56,1) oluşturuyordu. Yaşayan hastaların yaş ortalaması 55,7±19,7, vefat eden hastaların yaş ortalaması 68,7±16,2 idi. Society of Critical Care Medicine önerisi ile ‘tanı modeli’ esasına dayanarak sınıflandırdığımız hastaların %38,6’sı ameliyat sonrası dönemde takip için yatırılmış iken, %21,6’sı pulmoner hastalık, %13,4’ü kardiyak hastalık nedeniyle yoğun bakımımıza yatırılmıştı. Hastalarımızın büyük çoğunluğu direkt ameliyathaneden (%43,1) yada acil servisten (%33,8) yoğun bakıma kabul edilmişti. Ameliyathaneden gelen hastaların %59’u acil bir ameliyat geçirmişti. Hastalarımızın geçirdiği ameliyatlar irdelendiğinde en fazla yapılan ameliyatın %66,4 ile gastrointestinal cerrahi olduğunu gördük. Taburculuklarına bakınca büyük çoğunluğu vefat ederken (%47.5’i), çok az bir hasta tam şifa ile taburcu olmuştur(%3,4). Yoğun bakımımızda ortalama yatış süresi pulmoner hastalık tanı grubunda en yüksek idi(19,1 gün). Mekanik ventilasyon ihtiyacı ise hastalarımızın %84,5’inde karşımıza çıktı. Sonuç: Hastanelerin yoğun bakım hasta profillerini bilmesi sunulacak hizmetin kalitesi arttırmak için oldukça önemlidir. Yapılacak hizmet içi eğitimlerden, alınacak tıbbi malzemelere kadar pek çok parametre hizmet verdiğimiz hasta grubuna göre şekillendirilmelidir.

Abstract

Objective: This study was carried out to evaluate the tertiary care patients' profile of our hospital in İzmir province in terms of the diagnoses, the units of admission, mortality and discharge type. Methods: By scanning the database of the hospital, a retrospective study was done with the examination of the patients who were hospitalized in the intensive care between 1 st January 2011 and 31st December 2014. Findings: 1507 patients were included in the study. Most of the patients were male (%56,1). The average age of surviving patients was 55,7 ± 19,7 and the average age of patients who died was 68,7 ± 16,2. Hospitalization reasons of the patients who were classified with “diagnosis model” as suggested by Society of Critical Care Medicine were as follows; postoperative care (38,6%), pulmonary disease (21,6%), cardiac disease (13,4%). The majority of the patients were admitted to intensive care directly either form the operating room (43,1%) or from emergency room (33,8%). 59,0% of the patients who were admitted from the operating room had had emergency operations. The most frequent surgery type was gastrointestinal surgery (66,4%). Majority of the patients died (47,5%), whereas only 3,4% of the patients fully recovered. The mean length of hospital stay in the intensive care unit was highest in the pulmonary disease diagnosis group (19,1 days). The need for mechanical ventilation was seen in 84.5% of our patients. Conclusion: In order to increase the service quality at the hospitals, it is important to know about the patient profiles. Many dimensions of the service quality, from inservice trainings to the medical materials that needs to be utilized, should be based on patient profiles.