Dergiler / Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2018 / Cilt: 2 - Sayı: 48

AYDIN KARACASULU YEMEZ-ZÂDE SÜLEYMAN RÜŞDÎ’NİN OTUZ İKİ VE ELLİ DÖRT FARZ MANZÛMELERİ

YEMEZ-ZADE SULEYMAN RUSHDI BORN IN AYDIN KARACASU AND HIS WORK: THIRTY-TWO AND FIFTY-FOUR FARD POETRIES

Sayfa
7–28
DOI
—

Özet

Uşşâkiyye tarîkatının Muhammed Zühdî vasıtasıyla Aydın’a intikalinden sonra Aydın ve civarında önemli sayıda mutasavvıf şâir yetişmiştir. Bu mutasavvıf şâirlerden biri de Yemez-zâde lakabıyla tanınan Karacasulu Süleyman Rüşdî’dir. Hareketli hayatına irili ufaklı yirmi kadar eser sığdıran Süleyman Rüşdî, bir zamanlar evlenecek erkeklere saydırılmadan kendisine kız verilmeyecek derecede önemli olan ancak daha sonra modern hayatla birlikte önemini bir nebze yitiren otuz iki ve elli dört farzı konu alan iki manzûme kaleme almıştır. İslâm’ın şer’î, fıkhî ve ahlâkî esaslarını, birer spot cümle hâline getirme ve böylece ezberlenmesini ve zihinlere yerleşmesini kolaylaştırma düşüncesiyle kaleme alınmış olan otuz iki ve elli dört farza dair eserlerin sayısı bir hayli fazladır. Bunların kahir ekseriyeti mensûr şekilde yazılmış eserlerdir. Ne var ki sayıları az da olsa bu tarz eserlerin manzûm olarak kaleme alındığı da görülmektedir. İşte bu eserlerin bir örneği Yemez-zâde Süleyman Rüşdî’nin yazdığı otuz iki ve elli dört farz manzûmeleridir.

Abstract

After the transfer of the Ussakiyye tariqat by Muhammed Zühdi to Aydın, a significant number of mystical poets have grown in Aydın and its vicinity. One of these Sufi poets is Karacasulu Süleyman Rushdi, known as Yemez-zâde. Süleyman Rushdi, who put twenty works of various sizes, wrote two poems, covering thirty-two and fifty four farz what was once very important but then lost its importance together with modern life. There are a lot of works on thirty-two and fifty-four, written with the idea of making it easier to make the Islamic, jurisprudence and moral principles of Islam a spotlight and thus memorize and settle into minds. The heresy are mostly prose. However, it can be seen that even though the numbers are small, they are written in the form of poetry. An example of these works is the thirty-two and fifty-four farz written by Yemez-zâde Süleyman Rushdi.

Anahtar kelimeler: İslâm, Tasavvuf, Rüşdî, Otuz iki farz, Elli dört farz