Dergiler / DSİ Teknik Bülteni / 2018 / Sayı: 129

KENTLEŞMENİN YERALTISUYU BESLENİMİNE ETKİLERİ VE TÜRKİYE’DE KENTLEŞME-YERALTISUYU İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

AN OVERVIEW TO THE IMPACTS OF URBANISATION ON GROUNDWATER RECHARGE AND RELATION OF URBANISATION-GROUNDWATER RESOURCES IN TURKEY

Sayfa
1–14
DOI
—

Özet

Çatılar, beton ve asfalt yollar, kaldırımlar, otoparklar, spor alanları gibi su geçirmez alanlar kentsel alanlarda yeraltısularının beslenimini azaltmaktadır. Bunun tersine, içme suyu boruları, sulanan parklar ve atık su şebekelerinden sızan sular yeraltısuyunu yapay olarak beslemektedir. Dünyadaki çeşitli büyük şehirlerde yürütülen bazı çalışmalar, kentleşmeyle birlikte yeraltısuyu besleniminin artışına ve bu nedenle yeraltısuyu seviyesinin yükselmesine işaret etmektedir. Ancak kentleşmenin belirgin etkisi, kentsel alanlarda arazi örtüsü ve arazi kullanımı ile karmaşık su ve atık su şebekelerinin doğal yeraltısuyu beslenimi ve dolaşımını bozmasıdır. Ayrıca, atık su altyapılarından ve diğer kirleticilerden kaynaklanan sızıntılar nedeniyle kirlilik kaçınılmazdır. Bu nedenle, kentsel alanlarda beslenmenin artışı bir avantaj olarak değerlendirilmemelidir. Türkiye'de, Ankara gibi birçok büyükşehir, kısmen veya tamamen yüksek verimli yeraltısuyu kütleleri üzerindedir. Türkiye'de yüksek verimli akiferler üzerinde tamamen ya da kısmen yerleşen büyük şehirlerdeki nüfusun toplam nüfusa oranı % 60'ın üzerindedir. Ülkemizin toplam yeraltısuyu potansiyelinin % 75-80’i kentsel alanlardaki veya kentlerle ilişkili akiferlerde bulunmaktadır. Başkent Ankara’da içmesuyu ihtiyacı 35-40 yıldır büyük oranda barajlardan temin edilmekte, kentsel alanlarda bulunan belediye kuyuları sadece şiddetli kurak mevsimlerde kullanılmaktadır. 1970'lerden sonra kent içinde bulunan yüksek verimli alüvyon akiferinden toplam çekimin azaltılmasına rağmen, bölgesel ölçekte yeraltı su seviyeleri yükselmemiştir. Çeşitli bölgelerde bulunan kuyulardan bazılarında “dalgalı bir yükselme”, bazılarında düşme” ve bazılarında ise “yatay seyir” şeklinde üç ana eğilim gözlenmektedir. Bu farklı davranışlar kentsel alanda farklı ve karmaşık etkilerin doğal bir sonucudur.

Abstract

Impervious lands such as roofs, concrete and asphalt roads, pavements, car parks, sport fields reduce groundwater recharge in the urban areas. On the contrary, leaks from drinking water pipes, irrigated parks and wastewater networks create artificial recharge of groundwater. Some studies carried out in various large cities in the world indicate increase of total recharge of groundwater due to urbanization. It is clear that changes of land use and land cover and complex water infrastructure confuse natural groundwater flow and recharge conditions in urban areas. Additionally, groundwater pollution is inevitable due to the leaks from wastewater infrastructures and other pollutants. Therefore, increased recharge into groundwater in urban areas should not be considered as an advantage. Many large cities in Turkey, such as Ankara, are partly or completely located over the high productive groundwater resources. The rate of the total population of the large cities overlying the aquifers completely or partially is over 60 % in Turkey. Large amount of the total groundwater potential (around 75-80%) is located in the urban aquifers or urban related aquifers. Ankara has supplied the needed water from various reservoirs for 35-40 years. The municipal wells located in the urban areas are used only during the severe dry seasons. Although the reduction of total exploitation from the high productive alluvium aquifer after 1970s, groundwater levels have not increased in regional scale. Fluctuated increase, horizontal and decline trend in the various regions have been observed. These are the result of the various effects in urban areas.