Dergiler / BDDK Bankacılık ve Finansal Piyasalar Dergisi / 2008 / Cilt: 2 - Sayı: 1

BDDK'nın 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu Çerçevesinde Verdiği İzinlerin Hukuki Nİteliği: Türk İdare Hukuku Sisteminde Yeni Bir İzin Türü

Legal Character of the Permissions Which are Granted by BRSA According to Banking Law No:5411: A New Permission Type in Turkish Administrative Law System

Sayfa
109–130
DOI
—

Özet

Ülkemizde bağımsız idari otoriteler, esasında devletin, piyasanın bir aktörü olmaktan vazgeçerek hakem rolünü üstlenme isteğinin bir sonucu olarak kurulmuştur. Buna karşın anılan kurumlar başlangıçta böyle bir amaçla kurulsalar da sonrasında özellikle idare hukuku alanında önemli tartışmalara sebep olmuşlardır ki, bu tartışmalar halen devam etmektedir. İşte bu çalışmada da anılan kurumların tetiklediği bu tartışmalara yeni bir boyut kazandırılmaya çalışılacaktır. Bugüne değin doktrinde genel olarak “izin” kavramının salt iki türü olduğu kabul edilmiş ve bu iki türün ayırt edilebilmesi için birtakım ölçütler geliştirilmiştir. Fakat tespit edilen bu ölçütler ve bankacılık sektörünün niteliği birlikte değerlendirildiğinde, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından bankacılık sektöründe verilen izinlerin söz konusu iki izin türü içinde de değerlendirilemeyeceği anlaşılacaktır. Bu çerçevede BDDK tarafından verilen izinlerin Türk idare hukuku doktrininde yeni bir izin türü olduğu düşünülmektedir. Teoride ortaya çıkan bu üçüncü izin türünün ileride, bağımsız idari otoritelerin niteliğinin sorgulanmasına yol açabilecek derecede önemli olduğu söylenebilir.

Abstract

Independent Regulatory Agencies (IRA) has been in fact established as a result of the state’s desire to undertake the role of a referee rather than being a market player in our country. Though IRAs’ initial establishment aim was as such, it has caused considerable discussions in the field of administrative law, which is still on progress. In this study, a new approach has been brought to the discussions triggered by IRAs. Till now, it is generally assumed in the doctrine that there are merely two forms of permissions in the administrative law, and certain criteria are developed to distinguish them. However, when these certain criteria assessed together with the inherent nature of the banking sector, it is understood that permissions granted by the Banking Regulation And Supervision Agency (BRSA) can not be classified according to a base mentioned criteria. Consequently, this study assumes that permissions granted by the BRSA are a new type of permission and this type of permission that emerged in the theory bears such an importance that may lead to the questioning of IRAs’ characteristics in near future.

Anahtar kelimeler: Türkiye