Dergiler / Bankacılar / 2017 / Cilt: 28 - Sayı: 101

Finansallaşma Çağında Eşitsizliklerin Görünümü ve Devletin Rolü

Outlook for Inequalities in Age of Financialization and Role of State

Sayfa
103–131
DOI
—

Özet

1980'li yıllardan bu yana, dünyada eşitsizlikler giderek artmıştır. Eşitsizliklerin derinleşmesi, bir yandan önemli bir sosyal sorun teşkil ederken, diğer yandan da toplam talebin durgunlaşması yönünde makroekonomik problemler yaratmaktadır. Hiç kuşkusuz, bu sürecin finansallaşma fenomeninden bağımsız olarak ele alınması, birçok şeyin gözden kaçırılmasına neden olacaktır. Reel alanda sıkışan sermayenin giderek finansal alanlara kayması ve süreç içinde finans piyasalarının ve aktörlerinin ekonomik aktivitelerde giderek belirleyici bir konuma gelmesi finansal alana ait olan her bir parçanın dikkatli bir şekilde analizini gerekli kılmaktadır. Ayrıca, Keynesyen dönemde devletlerin etkin olarak faaliyet gösterdiği eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik alanları gibi dolaylı gelir olarak kabul edilebilecek bazı kalemlerin de ortadan kaybolmasıyla giderek daha çok kişi finansal alana entegre olmuş ve neredeyse tüm dünya üzerinde hane halkının borç gelir oranı ciddi şekilde artmıştır. Dolayısıyla tüm bu süreçler kaçınılmaz bir şekilde eşitsizlikleri derinleştirmiştir.

Abstract

Since 1980s, inequalities has been increasing all around the world. While deepening of inequalities causes many social problems, it also creates macroeconomic problems by decreasing aggregate demand. Discussing this issue independent from the financialization phenomenon will indeed result in missing many important aspects of it. Gradual shift of capital, which has been stuck in the real sector so far, towards financial sector and dominance of agents within financial sector on determination of economic activities entails a thorough analysis of each component of financialization. Moreover, decrease in share of government in services such as education, health, social security, which were once significantly subsidized by the government and can be considered indirect income, many more people has been engaged with financial sector and all around the world household debtto-revenue ratio has been considerably increased. As a result, all these processes inevitably has deepened the inequalities.